We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kayyumların ardından: Her şey kendileri için güzelmiş! – İbrahim Aslan

19 10 5
18.04.2019

İbrahim Aslan

2016 yılının 15 Temmuz’unda kimin yaptığı tartışmalı olan ancak kimin işine yaradığının çok açıkça ortaya çıktığı bir darbe girişimi oldu. Bu darbe girişimini ‘Allah’ın lütfu’ olarak gören AKP iktidarı ve ortakları, 20 Temmuz 2016 tarihinde ilan ettikleri OHAL ile başta Kürt siyasal hareketi olmak üzere Türkiye’deki devrimci ve sosyalist kesimlere yönelik yoğun bir baskı ve yıldırma politikasını devreye koydular. İki buçuk yılı aşkın süredir devam eden bu politikadan AKP iktidarı ve ortakları, herhangi bir geri adım atmadığı gibi bu politikayı her türlü araçla sürdürmeye devam ediyorlar.

OHAL sözde kalkmış da olsa özellikle Kürt illerinde her türlü hukuksuzluğu ile sürüyor. Bu OHAL döneminin en hukuksuz uygulamalarından biri de Kürt halkının seçilmişlerine ve kültürüne yönelik saldırılar oldu. Başta HDP eş genel başkanları olmak üzere milletvekilleri ve DBP’li onlarca belediye başkanı tutuklanırken, belediyeler ise ‘kayyum’ atanarak, gasp edildi.

AKP’nin sözde bu ‘Yerli ve Milli’ kayyumlarının ilk icraatları ise belediyelere bağlı kültür, dil, kreş ve kadın kurumları gibi kurumları kapatmak, Kürtler açısından simge olan, vicdana seslenen heykelleri yıkmak oldu. Halkı temsil eden belediye meclislerinin verdiği park isimlerini, Kürtçe tabelaları kaldırmak oldu. Yine DBP’li belediyelerin projelerini ‘yandaşlara’ yeniden ihale ederek, milyonlarca TL’lik işleri göstermelik makyajlarla süsleyip iç ettiler. Yapılan bu makyaj işlerin foyası ise çabuk ortaya çıktı. Üzerinden bir yıl dahi geçmeden çöken parklar, çöken ve çamur deryasına dönen yolları geride........

© Gazete Karınca