We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Troyka: Şakak, bilek ve kalbin zamansız süvarileri – Elend Aydın

6 3 4
12.04.2019

Elend Aydın

Zamanla olan ilişkim hep zikzaklıydı ama Annem, sevdikleri ve sevenleriyle yeni bir hayata başlayınca artık ne ben eski ben ne de zaman eski zaman olarak kaldı. İkimiz de değiştik, ayrıldık ya da buluştuk. Belki de biraz yabancılaştık. Mesela eskiden takvim ve saatlerle aramda su sızmıyordu. Bir yanım, saat ve takvimlerdi sanki. Günler, aylar, yıllar avuçlarımdan geçerdi olmayan ayaklarıyla. Ama şimdilerde ne saat ne de takvimler umurumda bile değil. Zorunlu özel günler falan geldiğinde de “Ya, öyle miymiş, yılın şu günü, günün şu saatimiymiş! Aman ne önemli” modundayım. Çünkü zaman benim için bir yerde durdu, dondu, öldü değil; bir yerde doğdu, Annemle doğdu! O kadar zamanım; her şey o kadar zaman ve zaman o kadar biziz ki! Takvimler falan hiçbir şey ifade etmiyor hatta anti-zaman işaretler gibi geliyor bana. Peki bu vaziyet nasıl oluştu? İnanın gayet doğal, otonom bir akışla. Bir de baktım ki; zamanım, zamansızım; saatsiz, takvimsiz bir su gibi. Başta geçici bir durum sandığım için kale bile almadım ama sonra, ama şimdi her şey çok farklı. O kadar farklı ki, bedenimizdeki üç saatli bombanın farkında olarak; dur durak........

© Gazete Karınca