We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Neçirvan’ın İstanbul ziyareti Kürtler arası çatışmanın mı maslahatın mı nişanesi? – Abdulmelik Ş. Bekir

26 7 0
23.06.2019

Abdulmelik Ş. Bekir

Gelişmelerin hengamesi içinde önümüzdeki dönemi ilgilendiren önemli bazı gündemler gözden kaçabiliyor. Ankara-Erbil-Bağdat hattındaki diplomatik ziyaretler ve gelişmeler bu gündemlerden biri. Son aylarda trafik oldukça yoğunlaştı. Irak Cumhurbaşkanı Berham Salih, Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi ve Federal Kürdistan Bölge Başkanı Neçirvan Barzani peş peşe Ankara’ya geldi. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu sırasıyla Bağdat ve Erbil’de temaslarda bulundu. Türkiye bu trafik arasında Federal Kürdistan Bölgesi’nde yeni operasyonlara girişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önümüzdeki dönemde Irak’a ziyaret ihtimali basına yansıdı. İlişkilerin çakışma noktası şimdilik Erbil olarak görünüyor. Kuşkusuz Ankara-Bağdat arasında olası kısa devrelerin olacağı yer de.

Doğrusu mevcut fotoğrafın çok yabancısı değiliz. Çok değil birkaç yıl geriye gidildiğinde, yani IŞİD’in bölgede arzı endam eylemesi öncesinde Erbil-Ankara’nın balayını yaşadığı fakat Bağdat’ın somurttuğu kareyi görürüz. İlişkiler zaman zaman limoni olsa da idare edilebilecek bir fotoğraftı. Ne olduysa o melun IŞİD’in çıkışıyla oldu. Birden yeni hesaplar, yeni fırsatlar doğmuştu. İşler o kadar hızlı gelişti ki bir ara somurtkan Bağdat’ın yerine sabık Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “öfkeli çocuklar” olarak nitelediği IŞİD ve örgüte Musul’u teslim eden Nuceyfi kardeşler ile Irak eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık Haşimi ikame edilmek istendi ama neylersin feleğin çarkı istendiği gibi dönmedi. Haşimi ve Nuceyfigiller üzerinden İhvan, IŞİD karışımı Sünni cephe ile iki yanına iyi gideceği düşünülen Irak Türkmen Cehpesi (İTC) ve Barzani KDP’si soslu kokteyl arıza verdi.

Fırsatların kaynağı IŞİD’in temelleri Ürdün’ün Amman’ında atılmıştı. KDP ve Türkiye’nin oluşum sürecine iştirakına dair belgeler basına yansımıştı. O zaman ilişkilerin su sızdırmadığı körfez ülkeleri ve ABD ile birlikte. IŞİD birden Leviathan’a dönüştü ve adeta fotoğrafa bir kara kedi gibi girdi. Koalisyon önce yalpaladı ardından birbirine düşman hale geldi. DAİŞ kısa sürede İslam Devleti’ni kurduğunu ilan ederek efendilerinin alayına resti çekti. KDP bağımsızlık hedefiyle referanduma gitti. IŞİD’in itaatsizliğine fena halde kızan ABD karşı savaş başlattı. Körfez ülkeleri bir süre daha Türkiye ile birlikte Şam ve Bağdat yönetimlerini değiştirme politikası gütse de kazın ayağının göründüğü gibi olmadığını anlayarak ABD’nin politikalarına döndü.

Ankara-Erbil ya da daha doğru tabirle AKP ve KDP’nin mutlu aile ya da dost ilişkileri referandum sınavı karşısında tuzla buz oldu. Erdoğan fotoğrafın somurtkan üyesi Bağdat’la anlaşarak Habur’da Federal Kürdistan Bölgesine karşı başlatacağı savaşın provasını yaptı. KDP birden istenmeyen dosta dönüştü. Yetmedi kendisinden sonra ikinci derecede Kürt karşıtı İran’ı yanına alarak ambargo uyguladı. IŞİD’in saldırısı karşısında yardım istediği Ankara’nın devlet politikalarını okuyamayan Barzaniler son güne kadar Ankara’dan bağımsızlık desteği bekledi. Oysa dünyada bağımsızlığa karşı olan sadece iki devlet vardı: Türkiye ve İran. ABD ve diğer ülkelerin mesafeli durmasının sebebi de bu ülkelerin politikalarıydı.

Ankara ve Tahran alavere dalavere Barzanileri nöbete gönderip Kerkük başta olmak üzere Peşmerge’nin denetimine geçen ihtilaflı Kürdistan bölgelerinin hepsini tereyağından kıl çekercesine birkaç saate aldı. Ne Amerika ne de İsrail imdada gelmişti. Kendi gücüne göre........

© Gazete Karınca