menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

RUH YORGUNLUĞU

33 0
30.04.2026

“Dünyanızı genişletiniz... 

Dünyalar içinde dünyalar, dünyalar dışında dünyalar, 

dünyalar ötesinde dünyalar vardır…

Bu dünyaların anahtarları ise ruhumuzda gizli. 

'Ben bir gizli hazineydim bilinmek istedim insanı yarattım' diyen kutlu söz, 

insan ruhundan başlayarak mutlak âleme giden bu sonsuz dünyalara işaret ediyor... 

Ruhun dünyası sonsuzca geniştir. Yeter ki, insan o dünyalara varmasını bilsin...”

(Sezai Karakoç; Makamda) 

“Pencereye koştum kızıl kıyamet” Böyle diyordu, ‘Çile’ şairi. Her taraf karanlık, zifiri karanlık; ruhumuz daralıyor, sıkılıyoruz, bunalıyoruz, eziliyoruz. Ne yana baksak, hangi tarafa yönelsek karamsar tablolarla karşılaşıyoruz. Ürküyoruz, içinden geçtiğimiz günler korkutuyor bizi, yaşadığımız günler, yaşanan süreç umutlarımızı vuruyor, huzursuz kılıyor bizi, yarına dair, güzele dair, iyiye dair beklentilerimize kast ediyor. An/ımızın an/lamsızlığında canımız sıkılıyor. Ruh yorgunluğu yaşıyoruz. İnsan her geçen gün daha fazla huzursuz daha fazla yalnız… Dünya ve insan her zamankinden daha fazla yorgun ve bezgindir bugün. 

Güzelliği öteliyoruz, iyiliği, hayattan lezzet almayı öteliyoruz. Zevk-i selimi öteliyoruz, Kalb-i selimi, akl-ı selimi, huzuru, ahengi öteliyoruz. Hayatı öteliyoruz, ölüm buluyor hayat, ölüme bulanıyor, ölüme bulaştırıyoruz hayatı, ölümün eline terk ediyoruz... Sahi nereye gidiyoruz. Aşkın bir hayatın bize sunduğu güzellikleri görmezden geliyoruz. Yoruluyoruz, ruhlarımız yara alıyor. Uzaklaşıyoruz;........

© Gazete İpekyol