ŞEHADETİNİN İKİNCİ SENE-İ DEVRİYESİNDE ŞEHİD HASAN SAKLANAN!
Dünya'da iki çeşit insan vardır.
Birincisi: Davasını sırtında taşıyan/taşıyanlar!
İkincisi: Davasının sırtına binen/sırtında geçinenler!
Bu iki insan tanımında, müvahhidler ve mülhidlerin karşımıza çıktığını görüyoruz.
Yani, hakkın davasını omuzlayıp yüceltenler, ve hakkın karşısına dizilenlere. Şehid Hasan Saklanan'ın davasını sırtında taşıyıp, canını bedel olarak ödediğine; her Ehl-i iman şehadet etmektedir. Zira o, uğruna şehid olduğu Allah'ın dini İslam ve kutsal Mescid-i Aksa'nın içindi. Aziz hatırasına rahmetle, hürmetle...
"Şehadetinin ikinci sene-i devriyesinde; onu rahmetle özlemle anıyoruz!" Ruhu şad mekanı cennet olsun.
Ey Şehid! Yolun yolumuz, davan davamız, emanetin namusumuzdur!
"Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin zira onlar diridirler fakat siz farkında değilsiniz. (Bakara/154)
Allah yolunda şehid olanlar, şehadetlerine şahid oldukları için, büyük ikram ve mükafatlara mazhar olan bahtiyarlardır!
Çünkü onlar, (şehid adayı veya olanlar) davaları garipken, zulüm kol gezip dünyayı fesada verirken, mazlum insanlar katledlirken; uyumayı, yerlerinde durup çakılmayı, işine, eşine ve aşına bakmayı zillet saydıkları için; uyuyan beyinleri uyandırıp harekete geçirmeye çalışanlardır! Tıpkı, Şehid Malcolm X (r.alh)'in dediği gibi,
Son yarım asırdan bu yana "Bütün uyuyanları uyandırmak için bir tek uyanık yeter." diye haykıran Malcolm X'in bu sözü, islâm davetçileri için bir dirilişin ve bir direnişin sembolü haline gelmiştir.
Uyuyan hücrelerin canlanması için, her zaman bir bahar mevsimine ihtiyaç duyulmuştur. Ama baharı, bahar yapan; onun yeryüzünü envai çeşit çiçeklerle süsleyip nadide bir gelin haline getiren, tabir caizse Nisan yağmurlarıdır.
İşte İnsan toplulukları içerisinde de, bir kısım önemli ve özel şahsiyetler hep çıkagelmişler ki, bunların en mükemmel olanları, hiç şüphesiz öncelikle peygamberlerdir. Sonra onların dava ve yol arkadaşları, daha sonra bu kutsi zinciri oluşturanların nesilden nesile devredenleridir...
Ancak ümmet-Muhammed (s.a.v)'in gönül........
