HER YOL HER AKIL SELAMETE GÖTÜRMEZ?
Aklı selim ve sıratı müstakim'den başka; her akıl ve her yol başa bela getirir unutma!
Rabbimiz bizi uyarıyor:
Ey iman edenler! Niçin yapmayacağınız şeyleri söylüyorsunuz?
Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz Allah katında çok çirkin bir davranıştır. (Saff/2,3)
Bu ayeti kerimeler, bize evrensel ve cihanşümul bir ahlak öğretmektedirler. Akıl sahibi olan her inanmış olan camia, meşrep vs; bu ayetlerden ders çıkarıp hayatın düzlüğüne çıkabilirler!
Hakikat güneş gibidir, gözlerimizi kapatmakla gecenin gelmeyeceğini bilmeli ve öğrenmeliyiz. O zaman, her birimize düşen görev; modern çağın fitne değirmenlerinin dişlileri arasında can çekişmekte olan insanlığın iyiliği için, hayra dair bir adım atmamızdır. Akıl ve dünya görüşlerini putlaştıranlarla değil, hakka ve istişareye önem verenlerle bir araya gelip; Uhuvvet, Fütüvvet ve Ümmet şiarıyla hareket etmek, hem insani hem de islami bir görevdir.
Konu başlığımız bağlamında olaya baktığımızda, arzuladığımızın dışında, bir kısım şeylerle karşılaşıyoruz! Ki haliyle bu durum, bize akıllarından başka akıl beğenmeyenleri çıkarır karşımıza. Bizim Urfalı'ların kullandığı bir deyim vardır... Herkes aklından razı ağey. Yani kimse kimsenin yaptığını, söylediğini beğenmez demektir. Bizim Doğu da şöyle bir söz vardır: Dünyadaki tüm akılları toplayıp bir yere bırakırsanız; herkes gider yine aklını alır. Gerçektir ki, her akıl ve her tutulan yol; insanı selamete çıkarmaz. Bir insan konuştuğunun, iddia ettiğinin, savunduğunun yanlış olduğunu bile bile; neden o işin gerçek tarafını kabullenmeyip aksinde ısrar eder ki?
Çünkü benlik/enaniyet, bir bedene, bir camiaya hakim olduğu zaman; artık o insan/insanlar, tek doğrunun kendilerinin üzerinde olduğunu........
