menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ZENGİNİ DOYURAMADIK

21 0
26.09.2026

​"Zengini doyurmaktan fakire sıra gelmiyor."

​Eski bir söz bu. Zamanında toprağı, mahsulü, ağanın ambarını anlatmak için söylenmiş olabilir; ancak bugün, finans piyasalarının klimalı plazalarında, parlak ekranlar karşısında yazılan modern bir trajedinin tam merkezine oturuyor.

​Bugün yaşadığımız ekonomik darboğazı, enflasyon cenderesini, dar gelirlinin üzerine çöken o ağır geçim yükünü sadece küresel krizlerle ya da makroekonomik yanlışlarla açıklamak resmin yarısını karanlıkta bırakmaktır. Resmin asıl karanlık, asıl ahlaki kriz üreten tarafında; daha fazla kazanma hırsıyla gözü dönmüş sözde "nitelikli" yatırımcılar, halkın birikimine göz diken finansal sülükler ve tüm bu vurguna mevzuat böyle diyen hantal bir denetim mekanizması duruyor.

​Finans terminolojisinde "nitelikli yatırımcı" diye bir kavram var. Belli bir finansal varlığa, piyasa okuryazarlığına ve risk alma kapasitesine sahip olduğu varsayılan kişiler için kullanılır. Ancak son yıllarda piyasalarda gördüğümüz şey, bu niteliğin yerini kontrolsüz bir açgözlülüğe bıraktığıdır.

​Yıllık reel getirilerin, makul kâr marjlarının tatmin etmediği bir gruptan bahsediyoruz. "Daha çok, daha hızlı, ne pahasına olursa olsun" mantığıyla hareket eden bu kesim, risksiz yüksek getiri vaad eden ne idüğü belirsiz fonların, kaldıraçlı ponzi düzenlerinin peşine takıldı.

​Buradaki asıl facia şurada: Bu yapıların çökeceğini, ortada reel bir üretim olmadığını anlayabilecek finansal okuryazarlığa sahip olanlar bile "Sistem patlayana kadar ben kârımı alır çıkarım" açgözlülüğü ile hareket etti. Kendi hırslarının kurbanı olup milyarları buharlaştırırken, piyasadaki nakdi ve güveni de beraberlerinde dibe çektiler.

Masum Halkın........

© Gazete İpekyol