MÜZAKERE Mİ, SAVAŞ MI?

ABD'nin güçlü müttefikleri ile birlikte devasa bir askeri yığınak oluşturarak sunduğu öneriler ve şartlar bir çerçeve oluşturuyordu. Adeta şu şu şartları hemen imzala ya da saldıracağız, demekti bu.

İran, resmi doğru okuyor ve savaştan kaçmanın kurtuluş olmadığının farkında.

İran’ın bu farkındalığı temel alarak oluşturduğu karşı hamleler dünya siyaset tarihinde altın harflerle yazılacak, siyaset akademilerinde ciddi analizler gerektirir mahiyette.

İran; hayır, savaş değil; müzakere, demedi. İster savaş;

İster müzakere; her ikisine de hazırız; ne yapacaksan, yap, dedi…

Sıkı durdu ve sarsılmaz bir kararlılık gösterdi. Bu hamle sonrası ABD, müzakere dedi.

İran, olur, dedi. Ama tek madde. Nükleer mesele. Önceki formatlarda değil, İstanbul’da değil; her zaman olduğu gibi Umman’da.

Zenginleştirme oranı ise verilecek tavizlere/ödenecek karşılıklara bağlı olacak. İhtiyacım olan kısmını, ihtiyaç duyduğum oranda zenginleştiririm, dedi. Üçüncü ülkeler, ne kadarı, hangi şartlara göre müzakerelerde görüşülecek.

Kısacası ABD, girdiği bu çıkmazdan kurtulmanın yollarını........

© Gazete İpekyol