menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

HÜRMÜZ GEÇİLMEZ

43 0
14.03.2026

ABD-İsrail saldırısı ikinci haftasını da geride bırakıyor. Hamaney’in de şehit edilmesini içeren ilk şok darbesi ile İran kısa sürede toparlandı ve mozaik savunma adını verdiği bir doktrin otomatik olarak devreye girdi.

Daha önce uyardığı gibi bölgesel bir karşılık verdi. Genel hedef olan İsrail’in yok edilmesine paralel olan iki hedefi gerçekleştirme yolunda iki adımın öne çıktığını gözlemledik şimdiye kadar ki süreçte. Bölgede ki ABD-İsrail üslerinin, işgalci varlığın bölgeden çıkarılması ve bölgenin sömürülmesine son verme.

Bu iki hedef için üslerin ve ABD varlıklarının yoğun olarak hedef alınması ve Hürmüz Boğazı üzerinde tam hakimiyet sağlanarak bölgenin ekonomik haklarının kurtarılması…

Bu adımlarla gerçekleştirilmek istenen taktik hedefler ise saldırganlara ağır bedeller ödeterek savaşı/saldırıyı sürdüremeyecekleri bir pozisyona zorlamak.

Mühimmatlarını tüketmeye yönelik taktikler ve bu yönde kullanılan silah çeşitliliği de bu taktiğin parçalarından.

Genel anlamda şimdiye kadar inisiyatif İran’ın elinde. Üçüncü uçak gemisinin bölgeye gelmesi gerçekleşmeden İran, bölgedeki ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln Devrimi Muhafızlarının, füze ve dron saldırılarıyla hedef alınarak operasyon bölgesinden çekildiği bildirdi. İran şimdiye kadar uçak gemilerini uzak tutmak ve operasyonel yeteneklerini zayıflatmakla yetiniyor, onları şimdilik batırmamayı uygun görüyor.

Hürmüz Boğazı’ndan tüm geçişlerin İran’ın kontrolünde olması ve ABD’nin Boğaza yaklaşamaması petrol tedarikini etkiliyor ve petrol fiyatları yükseliyor. Bu da küresel ekonomiye dolayısıyla ABD’ye büyük zarar veriyor.

İsrail ve ABD’de ki Siyonist lobiler İran’da iç karışıklık çıkarma, bölge ülkelerini de savaşa dahil ederek ateşi büyütme stratejisi henüz tutmuş değil. Graham’ın bölge ülkelerini İsrail ile birlikte saldırılara katılması yönünde tehditlerinin yanı sıra İsrail’in de bu konuda eylemleri var.

İsrail bu hedefe yönelik olarak bir yandan sahte bayrak operasyonlarına ağırlık verirken öte yandan ABD’nin istemediği petrol ve finansal hedeflere saldırı gibi eylemlerle ABD’yi savaşta tutma gayretlerini ve cüretini sürdürüyor.

Bölge ülkelerini savaşa sokma ve İran’da iç karışıklık düğmelerine bir türlü basılamıyor. Ya da basıldığı halde sistem devreye girmiyor. Tam tersine ABD’nin kayıpları, üsleri, petrol hakimiyeti sonlanma ile yüz yüze.

İsrail son 40-45 yıldır bir türlü gerçekleştiremediği ABD’yi İran ile direkt karşı karşıya getirme fırsatını yakalamışken sonuna kadar bunu derinleştirmeye tüm gücüyle ve olanaklarıyla gayret ediyor. ABD’yi savaştan kaçamayacak duruma getirmek ve bölgeye saplamak için İsrail, onu kara savaşına mecbur etmek niyetinde. Bu yüzden Hürmüz’e yönelik hakimiyet içinde bölgede ki adalara karadan çıkarma fikrini tetikliyor. Devrim Muhafızları ise bölgede otellerde kovaladıkları düşmanları ile yüz yüze karşılaşmanın memnuniyetle beklendiğini ve bir misafir olarak karşılanmayacaklarını belirtmiş durumda…

Bir yandan İran’ın kendini kurtarmak için bölgeyi savaşa dahil etmesi bir suçlama olarak öne sürülürken öte yandan İsrail’in ABD’yi savaşta tutmak için bölgeyi savaşa dahil olma yönünde zorladığı ve büyük baskı yaptığı bir denkleme tanık olmaktayız.

Sonuç olarak Hürmüz’ün kontrolünü sağlamak ve bölgede eskisi gibi üs bulundurmak veya Arap ülkelerinden herhangi birinin bir vekil güç olarak terör eylemlerine kalkışması ya da İbrahim Anlaşmaları gibi kötü yollara tevessül etmesi eskisi gibi kolay olmayacak. Bunda Hürmrüz’ün elde tutulmasının........

© Gazete İpekyol