KÖY VE KENT
İnsan var olduğu ilk gün, topraktan yeryüzüne gelmiş oldu. Topraktan meydana gelen hemen hemen her şeyini toprak aracılığıyla elde eden insan, yaşam standartlarının değişkenlik göstermesi maksadıyla köylerden şehirlere göç etmiş oldu. Eğitim, ekonomi ve daha nice faktörler insanın kentleşme kaygısını meydana getirmiş olmasından köylü milletinin de kentlere gelmesiyle şehirlerdeki yapılandırmada büyük değişikler meydana geldi.
Köylü insan, toprakla iç içe olduğu için toprağın aziz ve sakinliğinden kaynaklı biraz daha dingin oldukları görülmektedir. Şunu söyleyenler olacaktır köylerde bir metre kare tarla için birbirine kıyan insanların olduğu köylüler mi daha sakin ve dingin?
İnsan, köylere veyahut doğanın içine girince bir rahatlama ve sükûnet hissetmeye başlar. Topraktan gelmemizden mi kaynaklıdır bilemem lakin doğa, insana dinginlik vermektedir. Kaosun ve kalabalığın olduğu kentlerde insan daha aceleci daha hırçın ve daha kavgacı bir karaktere bürünmektedir. Köylüler daha görgüsüz olduğunu söyleyenler olacaktır ancak hiçbir köylü evine misafir olarak gitmiş kimseden yana mahcup bir davranış sergilemediğini herkes söyleyecektir. Bu görgüsüzlük değil efendiliktir.
Köyde insanlar yıllarca bitkilerle yaşamlarını idame etti. Bitkilerin ana vatanı toprak olmasından topraktan gelen sakinlik bitkilere tesir etmesiyle sebze, meyvenin daha sık tüketilmesiyle köylü insanlarda belirginleşen bir durum söz konusuydu. Son dönemlerde köylülerinde tüketim olarak et ve benzeri yiyeceklere yönelmesi köylü insanların da şehirliler gibi daha sert ve daha tartışmacı bir........
