İŞGAL VE YOZLAŞMA
Yavaş yavaş bitiriliyoruz!
Değerlerimiz, inançlarımız, kültürümüz, irfanımız ve sosyal dengemiz yavaş yavaş yok olmaya doğru bir yön almış vaziyette.
Evlilikler, eğitim haneleri, ibadethaneler, sosyal alanlar, komşuluk hakları, vatan sevgisi, liyakat, adalet, kardeşlik ve akrabalık hepsinin içi boşaltılmış bir kavun gibi.
Bir ülke nasıl işgal edilir ki?
Ya da bir ülkenin işgal edilmesi için illa tankla, tüfekle şehirlerine girmek mi gereklidir?
Anlamları kolay görünen Pi sayısının sonucu gibi karmaşık.
İşgaller altında önemli bir başlık olan aileyi ele alalım.
Evlilikler o kadar hızlı bir şekilde değersizleştirilmeye çalışılıyor ki son verilere göre çiftlerin boşanma ve çocuk yapmama üzerindeki karar sayısı ciddi oranda artış göstermiş vaziyettedir. Aile yapısında büyük bir gedik açılmış vaziyette.
Bir ülkeyi işgal etmek için tankla tüfekle girip orayı almak yetersizdir. Machiavelli- Hükümdar adlı eserinde “Bir yeri işgal etmekle oraya sahip olamazsınız asıl sahip olacağınız durum işgal ettikten sonradır.” Yani bir yeri işgal etmekten sonra orayı elinde tutmak birinci eylemden daha önemlidir. Çünkü işgaller geçicidir. Kalıcılığı sağlanmadıkça. İşgal ve fetih karıştırılmamalıdır. Fetih, bir yeri aldıktan sonra orada yaşayan insanlar için mutluluk, huzur ve adalet getirmişseniz ona Fetih denir. Tam tersi de işgaldir.
İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet Han, İstanbul’u bizlere göstermiş olduğu istimalet yani hoşgörü sayesinde miras bırakabilmiştir. Ondan sonra binlerce kişi İslam dinine akın etmiştir. Bakın fetih ve işgalin kök olarak bilenen anlamı bir yeri almaktır. Sadece ana fikirlerinde değişiklikler vardır. İşgalde aldığınız yere zorla kendi kültürünüzü asimile etme eylemleriyle yerel halka aşılarsınız. Fetihlerdeyse tam tersidir.
Yerel halk sizden kendileri etkilenip kendilerine fayda sağladığını düşündüğü eylemlere yeltenir. İşte, burada ülkemizin bir işgal altında olduğunu görmekteyiz. Ama ülkemizi kimse tank ve tüfekle işgal etmedi. Kültürel ve sosyal olarak işgal edildik.
Asıl işgal edilme yöntemi üzerimizde denenmektedir. Ve bizi işgal edenlere en zararsız ve kayıpsız şekilde işgal edildik. Belki eleştiri yağmuruna tutulacağım ancak kadınlarımızın sosyal hayata yani iş hayatına akın........
