DEVLET MİLLETTEN BÜYÜK DEĞİLDİR!
Dünya tarihinde devletlerin varlığı daima milletlerinin refah, huzur içinde yaşamasıyla bağdaşmıştır.
Devletin varlığı millet olmadan imkansızdır. Ve devlet, devletin bütün kaynaklarını milletin refahı, geleceği, huzuru için harcamakla mükelleftir. Eğer devlet makamları devletin kaynaklarını kendi çıkar ve menfaatleri için heba edip babalarının malıymış gibi kullanırlarsa bu devletin temelinde bir çatlaklığı meydana getirir.
Son dönemlerde milletten aldığı destekle devletimiz bazı şahsiyetlere verdiği yetkilerle ve bu şahsiyetlerinde devletin kendilerine vermiş oldukları vesayete dayanarak haksız kazançlar elde edip ihalelere fesat karıştırma, hassasiyeti ile bilenen adalete dahi kendi çıkarları için müdahale etmeleri, ülkemiz için büyük bir ayıbı ve karanlığı gözler önüne sermiştir.
Vatandaş kime güvenecek?
Vatandaş adaletini nasıl sağlayacak?
Vatandaşın can ve mal teminatını kim veya kimler yerine getirecek adında zihinleri işgal etmeye başlayan can yakıcı soruların sayısında artış görülmüştür.
Bu yapılanlar, bu millete, kanının son damlasına kadar mücadele eden Çanakkale’de, Kafkas’ta, Dömeke’de, Kırım’da, Trablusgarp’ta eşinin parmağındaki yüzüğü çıkarıp giymiş olduğu ikinci çorabına kadar bu vatanın geleceği var olsun diye hibe etmiş Evlad-ı Fatihanlara, Bacıyan-ı Rumlara Anadolu’nun köhne, yitik ve elleri nasırlı yiğitlerine reva mıdır?
O kadar insan bu topraklarda siz çalıp çırpasınız diye mi kan döktü?
O kadar yuva siz keyfinizce at koşturasınız diye mi yok oldu?
Yazık değil mi? O kadar eğitim tahsil etmiş genç ve o kadarda liyakatli........
