ERTELEMENİN PSİKOLOJİSİ
Modern yaşamın hızına ayak uydurmaya çalışan bireyin en sık karşılaştığı içsel engellerden biri erteleme davranışıdır. Çoğu zaman tembellik ya da sorumsuzlukla açıklanmaya çalışılan bu eğilim aslında insan ruhunun daha derin ve karmaşık bir savunma mekanizmasına işaret eder. Psikoloji literatüründe erteleme bireyin yapması gereken bir işi bilmesine rağmen onu bilinçli olarak geciktirmesi ve bunun sonucunda rahatsızlık duyması olarak tanımlanır. Bu tanım bize ertelemenin basit bir zaman yönetimi sorunu olmadığını aynı zamanda duygusal ve bilişsel süreçlerle yakından ilişkili olduğunu gösterir.
Psikanalitik yaklaşıma göre erteleme çoğu zaman kaygıdan kaçınmanın bir yoludur. Freud un ortaya koyduğu haz ilkesine göre birey acı veren duygulardan uzak durma eğilimindedir. Yapılması gereken bir iş bireyde başarısızlık korkusu yetersizlik hissi ya da eleştirilme kaygısı yaratıyorsa zihin bu olumsuz duygularla yüzleşmemek adına işi geleceğe erteleyebilir. Bu noktada erteleme geçici bir rahatlama sağlar ancak uzun vadede suçluluk ve stres duygularını artırır. Böylece birey kısa süreli bir huzur uğruna daha büyük bir psikolojik yükü sırtlanmış olur.
Bilişsel davranışçı ekle göre ertelemeyi daha çok düşünce kalıpları........
