MAHMUR UYANIŞ
Katlanmaya razı olduğumuz her zulmün, alışılmadık bir eşiği yok ve artık bu, yaşadığımız, şahit olduğumuz çağın gerçeği. Alışmanın sıradanlaştırdığı her acı, bir sonraki acıya kapıyı aralıyor.
Demokrasi, özgürlük gibi yutturulan idealist söylemler ve bunların altında preslenen ve ırzına geçilmiş asgari insani değerlerle, özgürlük aşkına dünyanın getirildiği hal, insanlığın kırıntısına dair bir hayal.
Siyasetin, bir günü diğerini tutmaz doğasına uygun olarak, siyasetçinin de seçenin de her güne değişik bir hal ile uyanması, yürünecek ne bir istikamet ne de sınırları belirlenmiş bir alan bırakmıştır.
Doğa kendini yeniler, eskitir, yine yeniler ve bu doğanın doğasıdır. İnsan, ihtirasları, olumlu-olumsuz her türlü duygulanımıyla ilk insandan bugüne değişmez iç kodlarıyla gelmiştir. Taşı yontmayı başaran insanda, sevinç olduğu kadar keder de vardı ihtiras da.
Mazlumun çığlığından daha hızlı araçlar icat eden bu çağın insanında da aynısıyla var.
İnsanlık adına yapılabilecek bir şeylerin kalmadığı umutsuzluğuna kapılmakla birlikte, her yerde inancı fark etmeksizin insanlık adına küresel satıhta bir mahmur uyanışın olduğu da görünüyor.
Retoriğin, nutukların,........
