NEFSİNİZLE ARANIZ NASIL? |
Ya da biraz daha farklı soralım:
İç sesinizle aranız nasıl?
Bizi bir an bile yalnız bırakmayan, hatta bazen kendimizden bile daha çok konuşan bir ses vardır içimizde. Sürekli yorum yapar, yön verir, ister, kızar, ikna eder, kandırır. Kimi zaman doğruyu söyler gibi görünür, kimi zaman da bizi kendimizden uzaklaştırır.
İnsan çoğu zaman dışarıdaki düşmanlardan değil, içindeki seslerden yorulur.
Tasavvuf ehli bu sesi ve onun insan üzerindeki etkilerini "nefis" kavramıyla açıklamıştır. Çünkü insanın en büyük mücadelesi çoğu zaman başkalarıyla değil, kendi nefsiyle verdiği mücadeledir.
Bugün hayatımıza dönüp baktığımızda kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor:
Yaptığımız şeyleri kimin için yapıyoruz?
Çünkü dünyada ne yapıyorsan bil ki; ya Allah içindir ya da nefsin için. Allah için yapmak letafettir; insanı güzelleştirir, olgunlaştırır ve yüceltir. Nefis için yapmak ise çoğu zaman felakettir. Çünkü nefis asla doymak bilmez. Hep daha fazlasını ister.
İşte bu yüzden nefsine zor gelen şeylerin çoğunda hayır vardır.
Tasavvuf geleneğinde insanın nefsiyle olan yolculuğu yedi mertebede anlatılır. Bu mertebeler aslında insanın kendi iç dünyasında çıktığı manevi yükselişin basamaklarıdır.
İlk........