BAŞARIYA DAİR |
Başarmak kadar başarısız olmak da insanın kendi ellerindedir. Çoğu zaman şartları, insanları ya da zamanı suçlarız; oysa en belirleyici etken, kendimize karşı ne kadar dürüst olduğumuzdur.
Başarmak; yalnızca bir hedefe ulaşmak değil, o hedefin ardından gelecek zorluklara da göğüs gerebilecek gücü ve iradeyi taşımaktır.
Başarı, dışarıdan bakıldığında alkışlarla, sonuçlarla ve kazanımlarla ölçülür. Oysa perde arkasında sabır vardır, emek vardır, vazgeçmeme kararlılığı ve çoğu zaman yalnızlık vardır.
Başarısızlık ise daha sessiz ama daha ağırdır. İnsanın içini acıtan, özgüvenini sorgulatan ve zihne kazınan o tanıdık soruyla gelir: “Acaba yapabilir miydim?”
Başarılı olmak…
Başarılı bir insan olarak bilinmek…
Daha önce yapılamamış bir şeyi yapmak ya da pek çok insanın isteyip de ulaşamadığı bir noktaya gelmek…
Başarı merkezli yaşayan birçok insanın hayali tam olarak budur. Ancak unutmamak gerekir ki bu dünyada başarıyı deneyen ilk kişi biz değiliz ve son kişi de olmayacağız. Bizden önce milyarlarca insan denedi. Kimi başardı, kimi başaramadı. Aradaki fark çoğu zaman yetenekten değil;........