MUTFAKTA İSRAF

Mutfak, bir evin en bereketli köşesidir. Ancak ne yazık ki aynı zamanda israfın en sessiz şekilde yaşandığı alanlardan biridir. Çoğu zaman farkına bile varmadan, “daha düzgün olsun”, “daha güzel görünsün” ya da “daha iyi pişsin” gibi gerekçelerle gıdanın önemli bir kısmını çöpe gönderiyoruz. Oysa bu küçük gibi görünen kayıplar, hem ekonomik hem de ahlaki açıdan ciddi bir meseleye işaret ediyor.

Mesela domates… Kabuğunu soyalım derken bıçağı biraz derine daldırdığımızda, sadece kabuğu değil, kabuğun hemen altındaki en kıymetli kısmı da alıp götürüyoruz. Oysa o bölgede yoğun şekilde bulunan likopen, insan sağlığı için oldukça değerli bir antioksidandır. Yani biz farkında olmadan hem nimeti hem de şifayı çöpe atıyoruz.

Benzer bir durum patlıcanda karşımıza çıkar. “Sap kısmı serttir, iyi pişmez” düşüncesiyle patlıcanın üst kısmını gereğinden fazla kesip atarız. Halbuki doğru pişirme yöntemleriyle o kısımlar da rahatlıkla tüketilebilir. Aynı şekilde kabak soyarken neredeyse yarısını kabukla birlikte almak,........

© Gazete İpekyol