NEZAKET VE KABALIK |
İnsanların en nazik, en kibar, en mükemmel peygamberine iman ettik. Peygamber olarak en üstün vasfa sahip olduğu gibi, insan olarak da mükemmelliğin erişilebilecek en yüksek zirvesinde bulunuyordu. Mübarek ağzından kaba, çirkin sayılabilecek hiçbir söz çıkmazdı kendisine düşmanlık edenlere karşı bile. Böylesine muhabbet dolu, şirin tavırlı, yüce ahlaklı, halavet ve letafet sahibiydi.
Hiç kimseyi rahatsız etmeyen, hiç kimseyi incitmeyen o mübarek zat, rahatsız etmeyi ve incitici söz veya tutumları, nezaket dışı kaba davranmayı da yasaklamıştır. Komşuluk, ticari veya herhangi bir ilişkide insanların birbirleriyle ahlaki ölçüler içinde davranmasını öğütlemiştir. Komşuyu rahatsız etmekten şiddetle sakındırdığı gibi, kamuya ait bütün iş ve mekânlarda da rahatsızlık vermeyi menetmiştir. Yola rahatsızlık veren şeyi kaldırmayı imandan saymış, sadaka olduğunu bildirmiştir. Kur’an’a dayalı ahlak düzeniyle en medenilere efendi olan bir toplum oluşturmayı hedeflemiştir. Yetiştirdiği sahabe toplumuyla bunu başarmış ve insanlığın önüne model olarak koymuştur.
Sonraki nesillerin büyük ölçüde bu mübarek peygamberi n direktiflerine uymadıklarını, onun nezaketini örnek almadıklarını toplumdaki yaşam tarzından anlamak mümkündür.
Böyle bir peygambere can u gönülden bağlandıklarını söyleyen, O’na iman eden ümmetinin de ahlaki güzellikler bakımından biraz dahi olsa........