Görmezden Gelmenin Konforu

Görmezden gelmek, insanın kendine sunduğu en kolay konfor alanıdır. Ne bedeli vardır ne de sorumluluğu. Bakmazsan görmezsin, görmezsen üzülmezsin, üzülmezsen de bir şey yapmak zorunda kalmazsın. İşte bu yüzden görmezden gelmek bu kadar yaygın, bu kadar cazip. Vicdanı susturmanın en sessiz, en risksiz yoludur.

Bugün toplum olarak tam da bunu yapıyoruz. Yaşananları inkâr etmiyoruz belki ama yüzleşmiyoruz da. Bir acı haber gördüğümüzde içimiz burkuluyor, sonra ekranı kapatıyoruz. Bir haksızlığa tanık oluyoruz, “beni aşar” deyip yolumuza devam ediyoruz. Bu tavır zamanla alışkanlığa dönüşüyor. Alışkanlık ise karaktere. En tehlikeli dönüşüm de burada başlıyor. Görmezden gelmek başlangıçta masum görünür. İnsan kendini koruduğunu sanır. “Benim gücüm yetmez”, “her şeye yetişemem”, “dünya zaten böyle” gibi cümlelerle kendini rahatlatır. Oysa bu cümleler bir savunma değil, bir kaçıştır. Çünkü görmezden geldiğimiz her sorun, çözülmediği için büyür. Büyüyen sorun da bir gün mutlaka kapımıza dayanır.

Toplumsal yaraların bu kadar derinleşmesinin nedeni,........

© Gazete İlk Sayfa