İslam Ahlakının Günümüz Topluma Katkısı |
Bugün en çok şikâyet ettiğimiz şeylerin başında ahlaki aşınma geliyor. Güven duygusunun zayıflaması, adaletin sarsılması, merhametin gündelik hayatta yerini yitirmesi Teknoloji ilerliyor, imkânlar artıyor ama insanın iç dünyası aynı hızla onarılmıyor.
Tam da bu noktada İslam ahlakı, geçmişe ait bir öğreti değil, bugüne seslenen güçlü bir imkân olarak karşımızda duruyor. İslam ahlakının merkezinde insan vardır. Ama çıkarlarıyla değil, sorumluluklarıyla tanımlanan bir insan Doğruluk, emanete sadakat, adalet ve merhamet bu ahlakın temel sütunlarıdır. Kuran’ın Allah adaleti, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder buyruğu, bireysel erdemlerle toplumsal düzen arasındaki bağı açıkça kurar.
Günümüz toplumunda güven krizi derinleşirken, İslam ahlakının emanet anlayışı yeniden hatırlanmaya muhtaçtır. İşin, sözün, makamın ve hatta insanın kendisinin bir emanet olduğu bilinci, bireyi daha dikkatli, toplumu daha huzurlu kılar. Emanetin zedelendiği yerde sadece ahlak değil, birlikte yaşama iradesi de zarar görür. İslam ahlakı, gücü sınırsız bir ayrıcalık olarak değil, ağır bir sorumluluk olarak görür. Yönetimde........