TORNANIN BAŞINDAKİ ÇOCUK…

Sabahın ilk ışıkları henüz şehrin üzerine düşmeden yola koyuluyor. Elinde okul çantası değil, yağ lekeleriyle kaplanmış bir iş tulumu var. Daha on beş yaşında. Adı önemli değil aslında; çünkü onun adı bugün binlerce çocukta saklı. Kimi sanayide, kimi tekstilde, kimi bir tamirhanenin karanlık köşesinde aynı hikâyeyi yaşıyor. Tornanın başında duran o çocuğa uzaktan baktığınızda sadece çalışan bir çırak görürsünüz. Ama biraz yaklaştığınızda gözlerinde bambaşka şeyler fark edersiniz. Henüz çocukluğunu tamamlayamamış bir gencin umutlarını, özlemlerini ve yarım kalmış hayallerini... Belki o da yaşıtları gibi okul çıkışında arkadaşlarıyla top oynamak isterdi. Belki hafta sonları sinemaya gitmek, bir bisiklete sahip olmak, sevdiği kıza çekinmeden selam verebilmek isterdi. Ama hayat ona başka bir yol çizdi. O, daha çocuk yaşta ekmeğin ne kadar zor kazanıldığını........

© Gazete Gerçek