Kriz mi, soygun düzeni mi?

Bize yıllardır aynı hikâyeyi anlatıyorlar: “Ekonomik kriz var.” Peki kriz kimin için? Emekli pazardan filesini dolduramıyorsa, işçi aldığı ücretle ay sonunu getiremiyorsa, genç geleceğini göremiyorsa, esnaf siftah yapamadan dükkânını kapatıyorsa buna “kriz” deniliyor. Ama aynı ülkede servet sahiplerinin serveti büyüyor, finans piyasalarında milyonlar hatta milyarlar el değiştiriyor, bazıları birkaç saat içinde büyük kazançlar elde edebiliyorsa, burada yalnızca bir ekonomik krizden söz etmek ne kadar doğru? Sosyalist açıdan meseleye baktığımızda karşımıza başka bir gerçek çıkıyor: Sorun yalnızca krizin kendisi değil, krizin sınıfsal olarak nasıl yönetildiğidir. Üretimden, emekten ve alın terinden uzaklaşan ekonomi; paranın yine para doğurduğu bir düzene dönüşüyor. Borsa, fonlar ve finansal piyasalar büyürken çalışan insanların yaşamı küçülüyor. Bugün borsada yaşanan tartışmalar bunun ne kadar çarpıcı olduğunu gösteriyor.........

© Gazete Gerçek