EKONOMİK ÇÖKÜŞ

Bir ülkenin gerçek fotoğrafını görmek istiyorsanız, büyük salonlarda yapılan süslü açıklamalara değil, sabah erkenden açılan dükkânlara, pazar filesine, işçinin maaş bordrosuna, çiftçinin tarlasına bakacaksınız. Çünkü ekonomi dediğimiz şey rakamlardan önce insan hayatıdır. İnsanların nasıl yaşadığıdır. Eve ekmek götürüp götüremediğidir. Çocuğunun ihtiyaçlarını karşılayıp karşılayamadığıdır. Bugün yaşadığımız tablo ise ağır bir ekonomik çöküşün tam ortasında olduğumuzu gösteriyor. Üstelik bu çöküş yalnızca cebimizi değil, umutlarımızı da eritiyor. İnsanlar artık geleceği planlayamıyor. Bir ay sonrasını hesaplayamıyor. Her yeni güne yeni zamlarla, yeni vergilerle, yeni yoksulluk haberleriyle uyanıyor. İşin en acı tarafı ise halktan sürekli fedakârlık beklenirken, devleti yönetenlerin tasarruf konusunda söyledikleriyle yaptıkları arasındaki uçurumun büyümesidir. Her gün televizyonlarda, kürsülerde “kemer sıkmalıyız” deniliyor. Vatandaşa elektrikten kısmayı, doğalgazı dikkatli kullanmayı, harcamalarını azaltmayı öğütlüyorlar. Ama aynı anda kamu harcamaları büyüyor, lüks ve........

© Gazete Gerçek