Beş duyunun dansı!
Bugün beş duyumuzun ahenkli dilinden bahsedeceğim. Bazen birbirine takılıp tökezleyen, bazen de birbirinden bağımsız kendi yolunda ilerleyen o renkli orkestradan…
Evet “görme” duyunuzla doğru gördünüz; Görmek, işitmek, koklamak, dokunmak ve tat almak. Canlı olmanın nimetleri. Lakin ben bunu böyle yazarken içinizden bazılarının “bu yazıya dair farklı kokular alıyorum” dediğini de duyar gibiyim; “işitme” duyumla. Okurken içinizde hafif bir koku devreye giriyor belki de. Duyuların dünyası böyle işte; birbirine karışan, zaman zaman bizi yanıltan bir dans.
Biraz karmaşık olmakla birlikte bence anlamlı girişten sonra; açarak “duyuları” yerlerine oturtalım. Tabi yazıda duyuyu, bazen direkt kendi anlamında bazen de metaforik bir pencere ile ele alacağız. Özünde ulaşmak istediğimiz, duyuların kendisi değil, onların bize açtığı geniş perspektif.
Duyularla algıladıklarımız kimi zaman bizi yanıltabilir. Yüz ifadesini........
