YA ÖĞRETMENLERDEN BİRİ TIRLATMIŞSA…

DEYİMDEN ötürü özür diliyorum.

Biraz kaba oldu farkındayım.

Ama halk arasında sıkça kullanılan bir lakırdı olduğu için daha ilgi çekici olur diye düşündüm.

Efendim mesele ve konu; yakın geçmişte okullarda meydana gelen ve birçok çiçeğimizin, henüz hayatlarının baharında olan yavrularımızın can verdiği ve sonrasında alınan önlemlerle ilgili…

İçişleri Bakanlığı, psikolojik olarak travma içinde olan ve kontrollerini kaybetmiş öğrencilerin yarattığı infialde ölümle sonuçlanan olaylar sonrası okul önlerinde bir dizi önlemler alınması yolunda talimat verdi.

Belki çok daha önce bakanlık, güvenlik güçleri ve okulun kendi bünyesinde münferiden alabileceği önlemlerdi.

Düşünemediler, yapmadılar hatta ihmal ettiler diyelim.

Şimdi alınan önlemler için…

Neden alında diyecek halimiz yok!

Öğretmen ve öğrencileri korumak gibi genel bir anlayış kavramıyla tedbirler yürürlüğe girdi.

Ben de her sabah torunumu okuduğu özel okula götürüyorum, akşam da alıyorum.

O da emsalleri gibi gelişmekte olan bir filiz…

Sırtlarında taşıdıkları bir çanta var.

İçi, kitap, defter ve ödevleri ile dolu.

İnanın bana yıllarını spor ile geçirmiş biri olarak ben bile elime aldığımda o ağırlığı hissediyorum.

Olaylardan önce sırtı o yükten incinmesin diye sınıf katına kadar çıkarıyordum.

Şimdi velilerin okul bahçesine girmesi yasaklandı.

Çocuklar işte bu ağırlıklarla her gün bedenlerinin baş edemeyeceği bir yükle merdivenleri çıkmak mecburiyetindeler.

Bahçede görevli bir öğretmene bunu söyledim.

'Tamam, veliler bahçeye girmesin! Okula da…

Ama çocukların sırtına bu yaşta, bu yükü vurmayın.

Bir spor adamı olarak gelişmelerini engelleyeceğini ikaz ediyorum.

Madem bir güvenlik tedbiridir.

Velilerin bir kısmı eşkıya gibi, psikolojik sorunları olan hastalıklı ve kontrolsüz bedenler olarak görülmektedir.

O zaman tedbirini alın kardeşim.

Ya bu çantaları hafifletin.

Ya da her çocuğun çantasını sınıfına kadar çıkartın.'

Bunlar sınıfına hamallık yaparak giden çocuklar içindi, o nedenle biraz ayrı tutun.

Bir önlem aldı sayın İçişleri Bakanlığı.

'Veliler okul bahçesine girmeyecek' dedi.

Çünkü velilerin hangisinin psikolojik olarak rahatsız ve kontrolsüz olduğunu bilemeyiz diye düşündü.

Onlar her gün, günün her saatinde ellerini, kollarını sallayarak okula girip, çıkıyorlar.

Her öğretmenin sağlıklı…

Her öğretmenin psikolojik olarak bir sıkıntısının olmadığını…

Yaşadıklarıyla cinnet geçirmeyeceğine…

Ruh hali bozulup tırlatmayacağına…

Elinde silahla önlemeye çalıştığınız bu olayları yeniden yaşatmayacağına nasıl emin olabiliyorsunuz?

Yani bu iş, sadece velilere okul bahçesine girmeyi yasaklamakla bitmiyor, çözülmüyor.

Velilere yasakla sorunun çözülebileceğini sanmak, sadece görev işgüzarlığıdır.

Bilmem anlatabiliyor muyum?

GÜNÜN şartlarıyla yaşayan, sıkıntılarla boğuşan toplumun her bireyi iyiliklerin ve kötülüklerin potansiyel temsilcisidir. N.S.


© Gazete Gerçek