Maç kupayı düzenleyenlerin beklediği sonuçla bitti

MAÇIN önemini konuşmaya gerek yok.

Kupa yarı final maçı ve kazanan Cumartesi Galatasaray’ın rakibi olacak.

Sağa sola hiç kıvırmadan konuşayım.

Bu kupayı tertip edenlerin final maçında reklam pastasını hangi takımların karşı karşıya gelirse daha çok arttıracaklarını ve arzu edeceklerini söylemeye gerek var mı?

Elbette bir Galatasaray- Fenerbahçe finali, hem reklam, hem kazanç, hem de düzenleyicilerin işine gelecek ve hanelerine artı yazacak bir eşleşme olarak düşünüyorlardır.

O nedenle, eşleşmenin böyle olması için gerekli hazırlıkların yapıldığı inancındayım.

Maça kadar Samsunspor’un başına gelenlerin pişmiş tavuğun başına gelmedi desem yeridir.

Kadrodan kopartılan bir Musaba.

Takım oyununun ezberini oluşturan Emre Kılınç ve Drongelen’in sakatlıkları bu iştaha krema çalan gelişmeler.

Ntcham’ın yokluğu.

Dolayısıyla Samsunspor açısından daha başlangıçta zor bir karşılaşmaya davetiye çıkarmıştı..

Kırmızı beyazlılar açısından sadece Celil Yüksel’in yeniden kadroya dahil olmuş olması orta saha etkinliği açısından bir artı oldu.

Oyunun hemen başında gelen Fenerbahçe golüne rağmen çabuk toparlandı Samsunspor .

İlk defa yan yana oynayan futbolculara ve üçlü stoper dizilişiyle kurgulanan oyun anlayışı ile de güçlü rakibi karşısında topa sahip oluşta bir denge vardı ilk yarı itibariyle.

İkinci yarıya üç değişiklikle başlayıp normal savunma düzenine dönen Samsunspor topa daha çok sahip olan ve rakip sahaya oyunu yıkan Samsunspor’du ama bu seferde 60. Dakikadan itibaren dengeyi kuran Fenerbahçe idi.

Bu denge ilk golün pasının sahibi Musaba’ya ikinci golü hazırlama fırsatı da verirken, Duran’a da bu fırsatı geri çevirmedi.

Bundan sonrasında Macoumbou’da direkt kırmızı kartla oyun dışında kalınca artık maçın sonucu ortaya çıkmış, kırmızı beyazlıların direncini kırmıştı.

Kadro olarak bu kadar eksik yakalanan Samsunspor’un zaten bu maçın altından kalkması beklenmezken birde sahada on kişi kalınca Turkcell Süper Kupa’da finalin adı belli oldu.

Maçtan önce beklenenden farklı bitmedi oyun.

Olimpiyat Stadı artık, futbolu yönetenlerin arasında oynanacak final maçının kahramanlarını bekliyor..

Kupa yarı final maçı ve kazanan Cumartesi Galatasaray’ın rakibi olacak.

Sağa sola hiç kıvırmadan konuşayım.

Bu kupayı tertip edenlerin final maçında reklam pastasını hangi takımların karşı karşıya gelirse daha çok arttıracaklarını ve arzu edeceklerini söylemeye gerek var mı?

Elbette bir Galatasaray- Fenerbahçe finali, hem reklam, hem kazanç, hem de düzenleyicilerin işine gelecek ve hanelerine artı yazacak bir eşleşme olarak düşünüyorlardır.

O nedenle, eşleşmenin böyle olması için gerekli hazırlıkların yapıldığı inancındayım.

Maça kadar Samsunspor’un başına gelenlerin pişmiş tavuğun başına gelmedi desem yeridir.

Kadrodan kopartılan bir Musaba.

Takım oyununun ezberini oluşturan Emre Kılınç ve Drongelen’in sakatlıkları bu iştaha krema çalan gelişmeler.

Ntcham’ın yokluğu.

Dolayısıyla Samsunspor açısından daha başlangıçta zor bir karşılaşmaya davetiye çıkarmıştı..

Kırmızı beyazlılar açısından sadece Celil Yüksel’in yeniden kadroya dahil olmuş olması orta saha etkinliği açısından bir artı oldu.

Oyunun hemen başında gelen Fenerbahçe golüne rağmen çabuk toparlandı Samsunspor .

İlk defa yan yana oynayan futbolculara ve üçlü stoper dizilişiyle kurgulanan oyun anlayışı ile de güçlü rakibi karşısında topa sahip oluşta bir denge vardı ilk yarı itibariyle.

İkinci yarıya üç değişiklikle başlayıp normal savunma düzenine dönen Samsunspor topa daha çok sahip olan ve rakip sahaya oyunu yıkan Samsunspor’du ama bu seferde 60. Dakikadan itibaren dengeyi kuran Fenerbahçe idi.

Bu denge ilk golün pasının sahibi Musaba’ya ikinci golü hazırlama fırsatı da verirken, Duran’a da bu fırsatı geri çevirmedi.

Bundan sonrasında Macoumbou’da direkt kırmızı kartla oyun dışında kalınca artık maçın sonucu ortaya çıkmış, kırmızı beyazlıların direncini kırmıştı.

Kadro olarak bu kadar eksik yakalanan Samsunspor’un zaten bu maçın altından kalkması beklenmezken birde sahada on kişi kalınca Turkcell Süper Kupa’da finalin adı belli oldu.

Maçtan önce beklenenden farklı bitmedi oyun.

Olimpiyat Stadı artık, futbolu yönetenlerin arasında oynanacak final maçının kahramanlarını bekliyor..

Sağa sola hiç kıvırmadan konuşayım.

Bu kupayı tertip edenlerin final maçında reklam pastasını hangi takımların karşı karşıya gelirse daha çok arttıracaklarını ve arzu edeceklerini söylemeye gerek var mı?

Elbette bir Galatasaray- Fenerbahçe finali, hem reklam, hem kazanç, hem de düzenleyicilerin işine gelecek ve hanelerine artı yazacak bir eşleşme olarak düşünüyorlardır.

O nedenle, eşleşmenin böyle olması için gerekli hazırlıkların yapıldığı inancındayım.

Maça kadar Samsunspor’un başına gelenlerin pişmiş tavuğun başına gelmedi desem yeridir.

Kadrodan kopartılan bir Musaba.

Takım oyununun ezberini oluşturan Emre Kılınç ve Drongelen’in sakatlıkları bu iştaha krema çalan gelişmeler.

Ntcham’ın yokluğu.

Dolayısıyla Samsunspor açısından daha başlangıçta zor bir karşılaşmaya davetiye çıkarmıştı..

Kırmızı beyazlılar açısından sadece Celil Yüksel’in yeniden kadroya dahil olmuş olması orta saha etkinliği açısından bir artı oldu.

Oyunun hemen başında gelen Fenerbahçe golüne rağmen çabuk toparlandı Samsunspor .

İlk defa yan yana oynayan futbolculara ve üçlü stoper dizilişiyle kurgulanan oyun anlayışı ile de güçlü rakibi karşısında topa sahip oluşta bir denge vardı ilk yarı itibariyle.

İkinci yarıya üç değişiklikle başlayıp normal savunma düzenine dönen Samsunspor topa daha çok sahip olan ve rakip sahaya oyunu yıkan Samsunspor’du ama bu seferde 60. Dakikadan itibaren dengeyi kuran Fenerbahçe idi.

Bu denge ilk golün pasının sahibi Musaba’ya ikinci golü hazırlama fırsatı da verirken, Duran’a da bu fırsatı geri çevirmedi.

Bundan sonrasında Macoumbou’da direkt kırmızı kartla oyun dışında kalınca artık maçın sonucu ortaya çıkmış, kırmızı beyazlıların direncini kırmıştı.

Kadro olarak bu kadar eksik yakalanan Samsunspor’un zaten bu maçın altından kalkması beklenmezken birde sahada on kişi kalınca Turkcell Süper Kupa’da finalin adı belli oldu.

Maçtan önce beklenenden farklı bitmedi oyun.

Olimpiyat Stadı artık, futbolu yönetenlerin arasında oynanacak final maçının kahramanlarını bekliyor..

Bu kupayı tertip edenlerin final maçında reklam pastasını hangi takımların karşı karşıya gelirse daha çok arttıracaklarını ve arzu edeceklerini söylemeye gerek var mı?

Elbette bir Galatasaray- Fenerbahçe finali, hem reklam, hem kazanç, hem de düzenleyicilerin işine gelecek ve hanelerine artı yazacak bir eşleşme olarak düşünüyorlardır.

O nedenle, eşleşmenin böyle olması için gerekli hazırlıkların yapıldığı inancındayım.

Maça kadar Samsunspor’un başına gelenlerin pişmiş tavuğun başına gelmedi desem yeridir.

Kadrodan kopartılan bir Musaba.

Takım oyununun ezberini oluşturan Emre Kılınç ve Drongelen’in sakatlıkları bu iştaha krema çalan gelişmeler.

Ntcham’ın yokluğu.

Dolayısıyla Samsunspor açısından daha başlangıçta zor bir karşılaşmaya davetiye çıkarmıştı..

Kırmızı beyazlılar açısından sadece Celil Yüksel’in yeniden kadroya dahil olmuş olması orta saha etkinliği açısından bir artı oldu.

Oyunun hemen başında gelen Fenerbahçe golüne rağmen çabuk toparlandı Samsunspor .

İlk defa yan yana oynayan futbolculara ve üçlü stoper dizilişiyle kurgulanan oyun anlayışı ile de güçlü rakibi karşısında topa sahip oluşta bir denge vardı ilk yarı itibariyle.

İkinci yarıya üç değişiklikle başlayıp normal savunma düzenine dönen Samsunspor topa daha çok sahip olan ve rakip sahaya oyunu yıkan Samsunspor’du ama bu seferde 60. Dakikadan itibaren dengeyi kuran Fenerbahçe idi.

Bu denge ilk golün pasının sahibi Musaba’ya ikinci golü hazırlama fırsatı da verirken, Duran’a da bu fırsatı geri çevirmedi.

Bundan sonrasında Macoumbou’da direkt kırmızı kartla oyun dışında kalınca artık maçın sonucu ortaya çıkmış, kırmızı beyazlıların direncini kırmıştı.

Kadro olarak bu kadar eksik yakalanan Samsunspor’un zaten bu maçın altından kalkması beklenmezken birde sahada on kişi kalınca Turkcell Süper Kupa’da finalin adı belli oldu.

Maçtan önce beklenenden farklı bitmedi oyun.

Olimpiyat Stadı artık, futbolu........

© Gazete Gerçek