BEN DEMİŞTİM DEMEK ZOR GELİYOR

GERÇEKLER herkes için bir ve bir tane… Sana göre, bana göre diye bir şey yok yani. Hele ki sosyal hayat içerisinde paylaştığımız yaşam gereksinimleri, Hayata dair ögeler… Birlikte paylaştığımız sorunlar… Gördüklerimiz… Göremediklerimiz… İhtiyaç hissettiğimiz hizmetler… Planlanamayan ya da eksik planlanan kente dair projeler… İhtisas dallarında kendi fikirlerini sunan ama itibar edilmeyenler… Hepsini toplayıp bir kefeye koyduğumuzda kentsel yaşama dair yapılacak, planlanacak her şeyin kolay ya da zor olma durumu var. İyi niyetlerle çıkılan yollarda yapılanları, Planlanıp hizmete sokulanları elbette göz ardı etmiyorum. Kimsede, bir art niyet yoksa böyle yapmamalı. Ama bazen görünen köy kılavuz istemiyor. Yıllardır yazar, konuşur dururum. Bu kentte doğmuş ve hayatını bu kentte idame ettiren biri olarak benim de hayata ve kente dair tespitlerim var. Naçizane zaman zaman onları paylaşıyorum. Bir tanesi ulaşım hayatımızda vazgeçilmez alternatiflerimizden biri olan Atatürk Bulvarı. Günlük yaşamımızda büyük yer tutuyor ve o denli önemi var. O artelde herhangi bir aksaklık olsa batıdan-doğuya… Doğudan-batıya ulaşım adeta bir kör düğüm oluyor. Hatta çok kere yazdım; 'Atatürk Bulvarı, Çarşamba istikametinde herhangi bir nedenle kapalı olsa Havalimanı'na ulaşım imkanı sağlayacak alternatif bir yolumuz yok. Bu anlamda uçağını kaçıran bir yığın insan tanıyorum. Dün de o günlerden biriydi. Bu kez yol Samsun istikametinde saatlerce kapalı kaldı. Nedeni Kutlukent mevkiindeki bir kaza idi. İşi, gücü olandan vazgeçtim, Onlarca ambülans kendine yol bulabilmek için çırpınıp durdu. Hani derler ya; 'Adın ne Kel Reşit. Sen söyle, sen işit' misali. Ben demiştim demek çok itici ama gerçekte önümüzde dağ gibi dikilip duruyor. 


© Gazete Gerçek