ASIL ÖĞRENMEMİZ GEREKEN

HAYATA neden gelir insan? Para kazanmak için mi? Bir meslek erbabı olmak için mi? Hatırı sayılır, saygın bir insan olmak için mi?

Giderken peşinde bir sevgi yumağı, Hatırlardan çıkmayacak bir iz mi, Bir resim, bir isim bırakmak için mi? Bunların hepsine ayrı ayrı, 'Evet', ya da tercihinize göre, 'Hayır' diyebilirsiniz. Ama geldiğiniz ve yer tuttuğunuz hayatta önce insan olmayı, İnsanlara şefkatle, sevgiyle bakmayı, Yaptığınız iş her ne ise, o işte söz sahibi ve saygın olmayı… İnsanlarla ilişkilerinizi saygı ve kabul edilebilirlik çerçevesinde kurup, sürdürmeyi… Düzgün düzgün olmayı… Sözlerin sadece ağızınızdan çıkan ve laf ola diyerek sarf edilmiş kelimeler olmadığını… İnsanlara art niyetle bakmamayı… Üstüne üstlük ön yargılı olmamayı… Kimliğiniz, işiniz, variyetiniz ne olursa olsun; 'Sosyal insan olmayı' mutlaka öğrenmeniz, hayat standartlarınıza davranış biçimi olarak nakşetmeyi, yerleştirmeyi öğrenmelisiniz. Bir yerde bulunuş amacınız, Sadece kendinizi geliştirmek. Sadece iş dalınızda yeti ve bilgi sahibi olmak. Deneyimli ve ihtisasınızın kabul görülür olmasını sağlamak olmamalı. Dünyayı, Hayatı, Bulunduğunuz ortamı velhasılı kelam, yaşadığınız hayatı ortak kullandığınız insanlara saygı duymayı ve bu şekilde saygın olmayı mutlaka ama mutlaka öğrenmeli, başarmalısınız. Bir merhabayı, Bir günaydını, Bir 'nasılsınız' diye sormayı esirgeyen, belki de düşünemeyen ve hayatın henüz çok başında olan insanların mutlaka öğrenmesi ve akılda tutması gereken hasletler olarak hatırlatmayı gerekli duydum.


© Gazete Gerçek