SAVAŞIN TAM ORTASINDAYIZ |
Neredeyse hemen herkesin “Üçüncü Dünya Savaşı” ile ilgili bir tahmini var. Hatta Einstein’ın bile olmuş vakti zamanında. Daha doğrusu dünya savaşları zinciriyle ilgili bir tahmini olmuş. 1949’da Alfred Werner’in onunla yaptığı bir söyleşide şöyle demiş ünlü fizikçi: “Üçüncü Dünya Savaşı’nın hangi silahlarla yapılacağını bilmiyorum; ama Dördüncü Dünya Savaşı taş ve sopalarla yapılacak.” O dönem çok tartışılan nükleer silahlar yüzünden duyduğu derin kaygı nedeniyle böyle söylemiş. O ve çağdaşı bilim insanlarının hiçbiri insanlığın teknolojiyle savaşsız ve kansız köle edilebileceğini tahmin edememiş. Bizler “Üçüncü Dünya Savaşı”nın tam ortasındayız. Evlerimizin konforuna gömülmüş rahatımıza bakıyorken tepemize sağanak sağnak yağan felaketten bihaber günlük rutinimizin içinde yavaş yavaş özgürlüklerimizi kaybediyoruz. Teknolojiyi öyle fütursuzca hayatlarımızın içine soktuk, onsuz nefes bile alamaz hale geldik ki dünya bambaşka bir yere dönüştü. Dijital dünyadan öncesini bilen jenerasyon psikolojik olarak çökmemek için eski dünyayla ilgili filmler ve müziklere sığınıyor; aklını ancak bu şekilde muhafaza edebiliyor. Hakkını yemeyelim, yeni nesilden retro meraklısı gençler de var bu şekilde yaşamayı seçen. Hepimiz mutsuzuz, neden böyle olduğumuzu bilmiyoruz lakin. Planlanan da buydu, dijital teknoloji denilen vahşi örümceğin ağlarında çırpına çırpına ölümü beklerken yok olacağımızın farkında olmamamız. İşgal öyle ilerledi ki, artık evlerimizin, belki de zihinlerimizin içindeler. Birkaç gün önce benim gibi bu işten çok rahatsız olan bir arkadaşım bilgisayarımdaki dosyalarıma erişilmesini istemiyorsam bilgisayarımın bazı ayarlarını değiştirmem gerektiğini söylemek için beni aradı. İnternet kapalıyken bile dosyalarımıza erişim mümkünmüş. Kulaklarıma inanamadığımı duyunca bana yapay zekâ asistanıyla aralarında........