GÖREMİYORUZ! |
Çağımızda mücadele etmek zorunda olduğumuz en büyük sorun kitlesel olarak yaşadığımız “Körlük!” Diğer tüm zorluklar ve sorunlar bizim bu halimizden güç alarak karşımıza dikiliyor. Çok okuyan bir toplum olsaydık, görürdük; çünkü adına yüzlerce, belki de binlerce kitap yazıldı. Hatta şunu söylemek gayet mümkün: Tüm kurmaca eserler ilhamını bizim kitlesel körlüğümüzden aldı ve kendini bunun üzerine bina etti. Bu açıdan bakınca bu körlük olmasa edebi eserler de olamazdı diyebiliriz rahatlıkla. Bu eserler, açıkça söylense tepki göstereceğimiz gerçekleri alttan alta bize sunmaya devam ediyor. Yazarlar çıplak gerçeklerin üzerine katmanlar çekerek, biraz süsleyerek; gerçekleri kişisel kabulümüze uygun hale getiriyorlar. Doğrudan söyleseler vay hallerine! Mutlaka işi başka taraflara çekip haddini bildirenler çıkar.
Mesela Jose Saramago (rahmetli) dünyada olan bitenlere içerleyip kürsüye çıksa ve “Ey ahali! Gerçeği görme, anlamlandırma ve sorumluluk alma yetilerinizi iyice kaybettiniz. Bu yüzden düzeniniz yavaş yavaş bozulmaya başladı, şiddet ve çıkarcılık aldı başını gitti. İnsanın en kirli yönleri (bencillik, vahşet, çıkarcılık) böyle körlük dönemlerinde ortaya çıkar. Belki başlangıçta yardımlaşmayı uygun buldunuz; ama zamanla güç mücadelesine başladınız. Sadece gözleriniz değil, vicdan ve bilinçleriniz de körleşmeye başladı. Dünya artık duyarsız, yönetim sistemleri kırılgan. Körlüğünüz sadece gözlerinizde değil kalplerinizde. Merak etmeyin yakında toplum düzeni çöktüğünde, geç de olsa bireylerin hepsinin gerçek yüzünü bir bir göreceksiniz. Yine de bir kişinin görebilmesini umut ediyorum, belki tüm topluma umut olabilir.” deseydi, işine gelmeyen birileri onu bulunduğu yerde derdest ederdi. İyi ki de tüm yeteneği ve birikimiyle bize “Körlük” romanını yazarak tüm bu düşünceleri........