menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Azınlık etkisi

26 0
02.02.2026

Dünyada işler sarpa sardı; herkes önce liderleri, peşinden aydınları, sora devletleri, en sonunda da birbirini suçluyor. Bu döngü işe yaramayınca başa sarıyoruz, yine de bir sonuca ulaşamıyoruz. Hepimiz dünyanın uçurumun kıyısında olduğunu görüyoruz; ama hiçbirimiz gerçekten neler olup bittiğinin üzerinde kafa yormaya istekli değiliz. Dünyadaki savaş bolluğundan ve şiddetten her yer toz duman; kendi kaldırmadığımız tozu solumak istemiyoruz veya her şeyi iyilikle halletmekten yana olduğumuz için çekimseriz.

Ama en çok kötülüklerin karşısında azınlıkta olduğumuzu ve bu kadar az sayıda insanın hiçbir şey değiştiremeyeceğini sandığımızdan atalet içindeyiz. “Bunca gücün karşısında bir avuç insan ne yapabilir ki?” diye düşünüyor olmalıyız. (Bizim gibi düşünenlerin hepsiyle temas halinde olmadığımız için gerçekte bu orantısal hesabın da ne kadar doğru olduğunu bilmiyoruz.) Kafayı sayısal çoğunluğa takmış durumda olduğumuzdan elimizi kolumuzu kendimiz bağlıyoruz. Bu nicelikperverlik zihnimizi öylesine işgal etmiş ki en önemli altın kurallardan birini görmezden gelebiliyoruz: Dünyayı “bir avuç insan” şekillendirir. Her zaman küçük bir azınlık çoğunluğu peşinden sürükler. Buna azınlık etkisi denir.


Azınlık etkisi küçük bir gurubun, daha büyük bir sosyal grubun üzerinde yarattığı değişimi tanımlayan bir kavram. Çoğunluk, genelde insanların üzerinde baskı kurarak, onları zorla bir yerlere sürükleyerek etkili olur. Ama azınlık fikirlerinin doğruluğundan emin bir tavırla çoğunluğun düşüncelerini zaman içinde değiştirir. Daha etkilidir ve dünyada işimize yarayan ne varsa (bazen tam tersi, yani dünyayı cehenneme çeviren şeyler) azınlıkta olup kararlı olanlar tarafından yapılandırılmıştır. Nasıl başarılı olduklarına ve sürecin nasıl ilerlediğine gelince: Azınlık görüşlerini sürekli aynı şekilde (sistematik biçimde) dile getire getire çoğunluğun........

© Gazete Gerçek