SORUN YOK AMA VAR! |
Hayatta bazı cümleler vardır ki söylendiği anda ortamın tansiyonu otomatik olarak yükselir.
Mesela: “Bir şey yok.”
Ama herkes bilir ki o cümlenin gerçek anlamı şudur:
“Bir şey var ama sen bulacaksın.”
Özellikle bizim toplumda “bir sorun yok” cümlesi, sorunların resmi açılış törenidir.
Ama yüz ifadesi sanki üç bölüm dram dizisi yaşamıştır.
Ama kapı normal kapanmaz, biraz duygusal kapanır.
Ama çay kaşığı bile masaya bırakılırken içinde küçük bir öfke barındırır.
Bu cümle, iletişimde yeni bir seviyedir.
Çünkü aslında bir şey vardır ama kimse doğrudan söylemez.
Karşı tarafın sezgisel dedektiflik yapması beklenir.
Ama o “tamam”, aslında tamam değildir.
O sırada karşıdaki kişi içinden şöyle düşünür:
“Kesin bir şey var… ama ne?”
Sonra başlar sorgulama süreci.
“Bir şey mi unuttum?”
“Geçen hafta söylediğim bir şey mi şimdi hatırlandı?”
Bazen olayın sebebi üç gün önceki bir cümledir.
Bazen de sebep yoktur.
Ama atmosfer, sanki uluslararası kriz çıkmış gibi ağırdır.
İşin ilginç tarafı şu:
Sorun yok denilen yerde sorun genelde iki kat büyür.
Çünkü konuşulmayan her şey, insanın kafasında kendi kendine büyür.
Bir süre sonra ortada gerçek bir problem olmasa bile, insan sırf bu gizemli gerginlik yüzünden gerçekten sinirlenmeye başlar.
O yüzden benim mütevazı bir önerim var:
Eğer gerçekten bir şey yoksa, lütfen gerçekten hiçbir şey yokmuş gibi davranın.
Ama eğer bir şey varsa…
Şu efsane cümleyi kullanmak yerine insanlık tarihinin en rahatlatıcı cümlesini söyleyin:
“Bir şey var, konuşalım.”
İnanın dünya barışı için bile daha faydalı olabilir.
Çünkü bazı sorunlar konuşulunca çözülür…
Ama “bir şey yok” denince roman olur.