LİBİDO DEDİĞİN ŞEY |
Libido dediğin şey, insanın içinde yaşayan ama asla seninle aynı takvimde çalışmayan aşırı özgüvenli bir ekip arkadaşıdır. Bak, normalde hayatında bir düzen vardır: Sen ders çalışacaksın, işe gideceksin, kafanı toparlayacaksın falan… Libido köşeden çıkar: “Bugün… başka planlarımız var.” Sen: “Yok, bugün yoğunuz.” Libido: “Ben boşum.” Bazen öyle saçma zamanlarda gelir ki… Toplantıdasın, derstesin, otobüstesin… Libido: “Şu an çok iyi bir zaman gibi geldi bana.” Sen: “ŞAKA MISIN???” Libido: “Yok yok, içimde bir enerji doğdu…” Sen: “ONU İÇİNDE TUT.” Ama asıl komik olan ne biliyor musun? Gerçekten müsait olduğun zaman… Ortam hazır ✔ Kafa rahat ✔ Zaman var ✔ Libido: “Ben bugün izinliyim ya…” Sen: “NASIL YA? Az önce otobüste maraton koşuyordun?!” Libido: “Orası spontaneydi.” Bir de bunun psikolojiyle olan ilişkisi var ya tam trajikomik. Stresli misin? Libido: “Ben yokum.” Uykusuz musun? Libido: “Kapalıyız.” Hayatın dağılmış mı? Libido: “Teknik arıza.” Ama hiçbir şey yokken, tamamen random bir anda: Libido: “FULL PERFORMANS.” Libido aslında şöyle bir karakter: -Disiplinsiz ama çok hevesli -Plan yapmaz ama her an hazır -Mantıkla çalışmaz, tamamen “içimden geldi” sistemi -Senin hayatını değil, kendi keyfini düşünür Yani tam olarak şöyle biri: “Ben geldim. Sebep sorma. Zamanlama tartışma.” Bilimsel olarak bakarsan hormonlar, dopamin, testosteron/östrojen falan… Ama günlük hayatta gerçek tanımı şudur: Libido = vücudun içindeki “hadi biraz drama katalım” butonu… Ve en önemli özellik: Asla seninle aynı fikirde olmaz. Sen: “Şu an olmaz.” Libido: “Şu an TAM olur.” Sen: “Şu an çok uygun.” Libido: “Benim modum yok.” Kısacası libido, hayatının CEO’su olmaya çalışan ama ajandası tamamen kaotik olan bir içsel karakterdir. Ve en ironik kısmı? Sen onu kontrol ettiğini sanarsın ama aslında o seni “şu an mı, değil mi?” diye sürekli teste sokuyordur.