We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yangın yeri

22 13 1
01.08.2021

Cehennemdeyiz.

Her yan, her şey yanıyor. Hepimiz yanıyoruz.

Ormanların, ağaçların, hayvanların yanması olağan! Piknik yaparlar, farkında olmadan bir kıvılcımla denize nazır, ağaçların, yeşilin içinde bir otellik, seçkinlere özel sitelik bir alan açarlar. Bir Çağ Yangını zamanlarının başlangıcından; 24 Ocak 12 Eylül 1980’lerden, bizzat şimdiki Tarım ve Orman Bakanı’nın ifadesiyle Özal devrinden beri yasası, yönetmeliği, yolu belli: “Orman vasfını kaybeden arazi” diye başlayıp gider.

Bilinen, kanıksadığımız olağan yangınlar bunlar. 40 yıldır doymak bilmez bir açlıkla, dinmek bilmez bir hınçla, arsızlıkla giderek daha fazla alana yayılıyor olağan - profesyonel yangınlar. Birkaç tekne kumla denizler kurumaz, birkaç bin ağacın yanması, kesilmesi birkaç dönüm arazinin imara açılmasıyla orman tükenmez… Tersine, memleket ekonomisine katkı sağlar, denir.

Ve fakat biraz daha az yeşil, daha az doğa, biraz daha çok beton… derken şimdiki şaşkınlık ve çaresizlik çıkar karşınıza: Yangın ve alevler mevsim normallerini aşmış, bir anda her yanı sarmıştır.

Yıllardır daha geniş alana ve zamana yayılan yangın var. Onunla mücadele etmekle yükümlü Tarım ve Orman Bakanı’nın ifadesiyle envanterinde yangın söndürme uçağı yok!

Yok ve yangın büyük ama çok bilmiş kadim zaman kahinleri cevval parmakları ve dilleriyle, şaşmaz ezberleriyle olağan şüphelileri işaret ediyorlar: Hainler, sabotajcılar.

Her şey küllenip üstü örtülmüş oluyor böylece.

Ama yangın daha da büyüyor. Komşu illerden –Denizli’den- söndürme çalışmalarına destek için yardıma koşan iki kardeş, “olağan şüpheliler” kapsamında anında binlerce insanın linç........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play