We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Ulaklar, uşaklar ve nargileciler

50 10 9
23.05.2021

Adam nargilesini fokurdatıyor keyifle. “Nargileciler bir yıldır kapalı değil mi”, demeyin. Nargileci var, nargileci var.

“Ama zaten memleket de kapalı haftalardır. Salgın aman vermiyor, zalim Çinliler söz verdikleri aşıları göndermiyor. Telef olmamak için milletçe evdeyiz,” derseniz gene yanılırsınız. Hem de büyük yanılırsınız!

Hayır, Nargileci bahsindeki gibi millet var, millet var, demeyeceğim. Bu sefer mesele millet değil, memleket.

Malum, seveni bol memleketin. Dediklerine göre sevdalısı kadar, delisi de bol. Baksanıza birileri marina diyor, birileri mafya, birileri çökmeci diyor, birileri köfteci... Dijital çağa uyananı, uyanamayanıyla “yedirmem ulan – yemem ulan” naralarıyla derebeyler, delibeyler cirit atıyor dört koldan. Sevdalısı - delisi bol, bildiğiniz Hayvan Çiftliği.

Orwell’in yeni dünya –ve memleketler, milletler- düzeni için daha İkinci Dünya Savaşı sırasında kaleme aldığı çiftlikte temel ilke: Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar daha eşittir.

Nargile fokurdatma, eve kapanma dahil her kurum ve her durum için temel ilke geçerli.

George Orwell’in Londra’da Hayvan Çiftliği’ni kaleme aldığı sırada Sait Faik de İstanbul’da Kestaneci Dostum’u yazmıştı. Öykü, Yürüyüş dergisinin 11. sayısında yayımlandı, Aralık 1942.

Bugünkü nargileci hesabı, her önüne gelen kafasına göre tezgah açamaz! Mangalı bir tekmeyle polis tarafından devrilir kestaneci Ahmet’in… Babıali........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play