We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Turgay Yıldız: Mizah, korku ve onur

85 83 0
25.07.2021

Beş yıl önce, acil servis hekimi olarak tanımıştım Turgay Yıldız’ı.

Henüz salgın yoktu dünyada. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine de geçilmemişti henüz. Başbakan vardı. İşte o vakti zamanın, dönemin başbakanı, hastane acil servislerinin tedaviden öte, yuva kurma servisi haline geldiğini müjdelemişti:

Artık hastaneler o kadar şirin hale geldi ki, vatandaşlar oğullarını, kızlarını evlendirmek için acil servislere gidiyorlar, oralara yuvalar kurmak için ziyaretler yapıyorlar. Acil servisler artık sadece sağlık hizmeti vermiyor, yuva kurmak için de hizmet veriyor. İşte geldiğimiz nokta bu.

O sıralar iki dakikalık, kısacık bir video dolaşmaya başlamıştı ortalıkta.

Saçı sakalı birbirine karışmış yorgun, keyifsiz bir doktor, akıl dışılığın öfkesini acıyla gülümseyerek dile getiriyor, başbakanı teyit ediyordu. Arkadan gelen sesler acil serviste, olağan – sıradan zamanlardan biri olduğu izlenimini veriyordu. Gerçek bir doktor vardı karşımızda. Yine o sıralar yeni tanıştığımız, Anadolu’da devlet hastanesinde görevli genç bir hekim arkadaş, videoyu izlemeyi reddetmişti. Öfke ve acıdan.

Video 15 Temmuz’un hemen iki gün öncesinde YouTube’da yayınlanmış.

Çeşitli kanallarda haber de olmuş, “acil doktoru kadın pazarlıyor” başlığıyla. Tabipler Birliği’nden birisinden, “bu yaptığınız meslek etiğine aykırı” serzenişi gelmiş video sahibine. Doktor olmadığına inandıramamış kimseyi, bazı tiyatrocular dahil!

Benzer türden başka örneklerle karşılaştıkça videonun profesyonel bir sanatçıya, Turgay Yıldız’a ait olduğunu neredeyse bir yıl sonra fark edecektim ben de.

***

Yıldız ilk kez 1982’de, 17 yaşındayken sahneye çıkmış. Oyuncu, yazar, yönetmen, müzik de yapıyor. Okullu ve alaylı. 39 yıllık meslek yaşamının ancak son birkaç yılında; internet medyası sayesinde kitlesel izleyiciye ulaşmıştı. En verimli döneminde ve kendisine en çok ihtiyaç duyduğumuz dönemde aramızdan ayrıldı.

Onu tanıyamadığımız, pek izleyici bulamadığı, dahası sahne bulamadığı internet öncesi dönem boyunca Turgay Yıldız, sadece tiyatro değil, hemen tüm sanatlar adeta adı konmamış fiili sansürle karşı karşıya kalmıştır. Görüntüsü, aktörleri, etkenleri değişse de tiyatroyla, sahneyle ve diğer sanatlarla birlikte 1980’lerden beri artan bir ivmeyle toplumsal, düşünsel, kültürel yaşam askıya alınmış........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play