We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Tan Baskını’ndan bugüne basın cinayetleri

5 15 15
06.12.2020

Basının ve gazeteciliğin öldüğü söyleniyor uzunca zamandır.

Sürekli ölüm demek daha doğru buna.

Demokrat Parti’nin 1950’lerdeki tasarruf ve yaptırımları karşısında Falih Rıfkı Atay’ın literatüre kazandırdığı “besleme basın” olgusu, adeta “demokrasi armağanı” –ya da gereği- olarak hayatımıza girdi, bir daha da çıkmadı. İktidara hizmet karşılığında onay ve destek gören basın, kendi dışında farklı türden yayınların ve o yayınları oluşturacak düşüncelerin, görüşlerin imhasını temel görev bildi. Bu nedenle beslendi.

Besleme, naylon, boyalı, bir kısım basın derken 20. yüzyıl sonlarına doğru matbuattan medyaya geçtik. Kartel medyası doğdu, o da yandaş havuzda boğuldu ve yok oldu. Muhalefetsiz demokrasi her zaman en güzel demokrasi oldu iktidar ve her alandaki destekçileri için. Fikir ve kalem erbapları dahil. Gazete gazetenin, gazeteci gazetecinin kurdu oldu daima.

Gönüllü ya da zorunlu (ticari vb.) güç yandaşlığının “mütareke basını”na; işgal kuvvetlerinin yerli sözcüsü, temsilcisi olmaya dek uzanabildiği görüldü, yaşandı burada.

Kısacası, yüzyılı aşkın süredir aşama aşama, türlü çeşitli ve sürekli mukadder ölümü yaşıyor basın. Dijital çağın etkisi, bu niteliksel iflasın ve intiharın yanında alternatif varoluş kanallarını getirmesi yönünden ayrıca değerlendirmeyi gerektiriyor. İktidar denetim ve hizmetinde genel olarak tarih, özel olarak basın tarihi yeniden yazılırken, yazılmaya çalışılırken, karşı ses ancak dijital platform üzerinden yükselebiliyor.

Örneğin Mehmet Y. Yılmaz, tasarımcısı, kurucusu ve ilk yayın yönetmeni olduğu Posta Gazetesi’nin 25. yılı için hazırlanan ek üzerinden “Basın tarihi yeniden mi yazılıyor” diye soruyor.

Soru doğru ve gerekli. Aynı zamanda hayli gecikmiş eksik bir soru. Yılmaz kendi adının adeta parantez içine alınıp gazetenin ilk dönemi hiç anılmazken yeni patronlara temenna edilip övgüler dizilmesine itiraz ediyor. Ama Yılmaz bizlerden çok daha iyi biliyor ki, bu ve benzeri türden yeniden yazımlar, yeni değil. Bütün tarih iktidar eliyle, onun cephesinden yazılır. Basın ona eşlik eder. Kendi ölümü pahasına, gönüllü ya da sessiz kabulle...

Türk basın tarihinde son derece özel bir yere sahip olan Tan gazetesinin, matbaası dahil her şeyiyle imha edilmesi iktidar ve basın eliyle ortaklaşa........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play