We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kadın -ve İstanbul- korkusu

22 12 17
02.08.2020
1876’da yayımlanın, Osmanlı - Türk romanın ilk yapıtlarından İntibah’ın önsözünde, o dönem “yeni hikaye” olarak anılan Batı tarsi anlatının, romanın, ahlaka yararlı mı – zararlı mı olduğu tartışmaları bağlamında aynı izdivaç kodları ve konumlamalarını, çabasını yineler. Başka bir deyişle, modern edebiyat, roman, “değerlerimize uygun” mudur tartışmasıdır 1876'da yaşanan. Şimdiki İstanbul Sözleşmesi…

– Meydan okuyorsunuz, kabul!

Böyle dedi kadınlar, böyle diyorlar.

Renkleri sildiler, ışığı kararttılar. Olabildiğince doğal, olabildiğinde gündelik hayat görüntülerini paylaşarak selamlaşıp haberleştiler. Birbirlerine ve cümle aleme seslendiler:

– Birbirimizin yakasına takılan siyah beyaz fotoğraflar gibi olmak istemiyoruz.

Kadına yönelik ayrımcılığı, şiddeti önleme amacıyla 2011’de imzalanan, 1 Ağustos 2014’de resmen yürürlüğe girse de fiilen hiçbir hükmü olmayan İstanbul Sözleşmesi artık resmen, hukuksal – siyasal olarak silinip atılsın diyenler, meydan okumaktaydı.

Neden ve neye meydan okuyorlardı?

Bir dönemin MÜSİAD Başkanı Erol Yarar’a bakılırsa bu“ ‘kadın erkek eşitliği’ gibi güzel bir sözün arkasına sığınarak, değerlerimizi hiçe sayan ve hatta “kökünden kazımak” tabiri dahil her türlü batı merkezli hayat biçimini ülkemiz insanına dayatan bir sözleşme”di.

Toplumsal cinsiyet, kadın – erkek eşitliği gibi “güzel sözler”, değerlerimize olduğu gibi fıtrata da aykırıdır.

“Fıtrata müdahale etmemek gerek. Tavuğa horozluk yaptıramazsın” buyurmaktaydı bıyıklı bir iktidar vekili. Sosyal medyada bir ara Yeliz kod adıyla yayın yapan aynı bıyıklı vekil, kendi adıyla konuştuğunda, “Kadın erkek eşit değildir, eşitlik koca bir tantanadır” diyerek meydan okuyordu kadınlara ve İstanbul Sözleşmesi’ne.

Kendilerini “Ümmetin Buluşma Noktası” olarak tanımlayıp konumlayan Türkiye Düşünce Platformu, önceden seferber olup hazırladığı raporu aylar önce Cumhurbaşkanı’na sunmasa, fıtrat – tantana meydan okuyuşu yükselir miydi, bilinmez.

İstanbul Sözleşmesine Yönelik Hukuki ve Psikososyal Değerlendirme Raporu, Mayıs 2020’de makama arz edilmiş. Raporu bizlerle paylaşan Murat Yetkin, onu hazırlayan anlı şanlı kalem-kelam........

© Gazete Duvar