We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Azgın azınlık  

34 7 4
16.09.2021

Söylenenlere bakılırsa bu yılın başlarından beri azgın azınlık gemi azıya almış görünüyor.
Önce Boğaziçi Üniversitesi’nde sahneye çıktılar. Gerçi hemen orada teşhis edildiler, tokat üstüne tokat, dayak üstüne dayak yediler ama o gün bugün hiç durmadılar, durmuyorlar. 30 Ağustos’u, milli günleri... buldukları her fırsatı azgınca kullanıyorlar.
Kendince derin ve çok özel bilgi uzmanlarının ifadesiyle salgın çıkartıp aşı bahanesiyle milletin genleriyle oynayan, üç gözlü - beş kulaklı yaratıklar imal etmeye kalkan küresel plandemicilere kadar uzanan bu azgın azınlık meselesini incelemek gerekiyor...
20 yıl önceki kendinden menkul bir medya etiketinin nereden nereye geldiğini görmek, gerçekten irkiltici. Kendimizi şimdilik bu yılla sınırlayalım. İlk Boğaziçi eylemcileri için kullanıldı azgın azınlık ve daha bir dizi “ötekileştirici” sıfat.
Kuruluşundan beri Amerikan patentini taşıyan Boğaziçi Üniversitesi’nde elit oligarşinin kırılması, azgın azınlığı harekete geçirmişti. Üniversiteyi yerlileştirmek üzere görevlendirilen kişi her ne kadar akademik yönden yetersiz olsa da hatta akademik ve etik açıdan temel kurallara aykırı intihalle malul olsa da bu tür bahanelerle azgın azınlığa asla izin vermemek gerekiyordu.
Belleğimizi yokladığımızda o günden beri aynı minvalden daha bir dizi ara nağmeyle karşılaşırız. Kendine dönüp baktıran, “efendim?!” dedirten en sonuncusuydu: 30 Ağustos üzerinden Ali Babacan söz alıp, “ülkemizi rövanştan beslenen azgın azınlığa bırakmamakta kararlıyız” demişti.
Yani?
Kimse kusura bakmasın, milli günlerimiz üzerinden bu ülkenin dindar vatandaşlarına göndermeler yapılmasına izin vermeyiz.
Bu dili biliyoruz.
Vals, opera, müzik, denildiği gibi azınlık işi olsun, peki. Ona da tamam. İyi de nasıl bir azgınlık göstergesi ve hatta göndermesi oluyor?
***
O kutlamalarda sahne alan bir........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play