We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yerli ve milli olarak tatminsizlik

45 9 0
14.09.2019
Başarıya ulaşmak süreci iyi ve doğru tecrübe etmekle yerinde hamlelerden geçer. Geçtiğimiz 2-3 hafta sonunda ülkede spor adına ne tür adımlar atıldığını ve nasıl ilerlemeler kaydedildiğini görebiliriz. Eğer hiçbiri sizi tatmin etmiyorsa adınızı Moldova'ya 5 Andorra'ya 15 kulübüne yazdırabilirsiniz.

Ağustos’un sonundan bu yana ülkede en çok izlenen 3 takım sporu, madalya ve eleme maçlarına çıktı. Sporda başarı elde etmek bir sürecin sonucu. Eğer ki başarı madalyaysa oraya erişene dek de atılan adımlar ve alınan sonuçlar da sürecin birer parçası ve süreçlerin durakları. Sonuçlara bakarak hangi gözde takım sporunda, nereye kadar gelebildiğimizi görebileceğimizi tespit edebildiğimiz haftalardı.

Bir madalya, bir olimpiyat elemesi hakkı, bir de grup birinciliği ile tamamlandı süreç. Ancak hiçbiri de tam anlamıyla izleyeni de, anlatanı da, yazanı da tatmin etmedi. Basitçe gözlemleyebileceğimiz şekilde varılacak çıkarımla adlandırabileceğimiz içinde yaşadığımız tatminsizlik çağının üzücü bir sonucu bu. Belki de bir hastalık. Herkes elde edilen her sonuçtan tatmin olmak zorunda değil elbette ki. Sportif açıdan değerlendirirken anlık değil de karşılaştırılmalı olarak değerlendirme yapılmalı. Ve neyle neyi karşılaştıracağını da iyi bilmeli insan tabii ki. Ve sonuçların sadece ve sadece de sportif açıdan değerlendirilmemesi gerekir.

FAZLA MI MÜTEVAZIYIZ?

Dünya Basketbol Şampiyonası’nda erkeklerin aldığı sonuç pek çok kişiyi tatmin etmedi. Yine de oynadığı oyundan güzel çıkarımlar yaparak gelecekten daha ümitli olmak mümkün. Furkan, Doğuş ve Cedi üzerine kurulacak olan bu takımdan ileriki yıllarda daha çok şey bekleyebiliriz. Beni tatmin etmeyen kısım ise bazı istisna yıllar hariç, belli takım jenerasyonlarının aldığı sonuçların ardından onlara sürekli gelecekte daha iyi şeyler vereceğine inanmamız. İşte o geleceğin de ne zaman geleceğinin hiç belli olmadığı bir gelecek olması ise an meselesi. Zira bu takım 2015’ten bu yana oynadığı her şeyin ardından gelecek için ümit vermekten fazla ötesine gidemiyor. Ümit alıyoruz bir yerden ama o da yetmiyor. Ardından ve de sürekli buna sığınarak ilerleme kaydetmek de pek mümkün gözükmüyor. Örneğin ABD’ye kaybedilen maçın Türkiye’nin turnuvayı kaybetme nedeni olmasının görülememesi gibi. Ya da o maçtan alınan galibiyetin güzelliğinin Çekya’ya alınan mağlubiyetin görmezden........

© Gazete Duvar