We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Spor dünyasının iklim kriziyle mücadelesi

18 19 0
21.09.2019
Yerküre bu hızıyla ısınmaya devam ederse ömrümüzün azaldığı söyleniyor. Her sabah Açık Radyo'da Açık Gazete'de Ömer Madra'nın her sabah "35 yılımız kaldı“ cümlelerinin gerçekliği daha fazla yüzümüze çarpıyor. Peki iklim krizine bir hayli büyük 'katkısı' olan spor dünyası iklim kriziyle nasıl mücadele ediyor?

Dünya 20 Eylül günü İklim Grevi’ndeydi. Avustralya’dan, Almanya’ya, Brezilya’dan Türkiye’ye dünyanın çeşitli yerlerinde sokaklara çıkanlar yaşanan iklim krizine dikkat çekerken başta dünyayı yöneten politikacılardan, büyük sermaye sahiplerinden gezegenin tüm paydaşlarından küresel ısınmayı azaltacak somut önlemler almaları yönündeki taleplerini iletti. Dünyayı ilgilendiren ırkçılık ya da cinsiyet eşitliği gibi konularda konuşmaktan çekinmeyen spor dünyasının önemli sporcuları bu konu hakkında sessizdi. Belki de ben bu satırları yazarken eylemlere katılan, destek veren isimler ortaya çıkmış olabilir.

HER DEPLASMAN UÇUŞU KRİZ NEDENİ

Spor ekonomisi dünyanın en büyük ekonomilerinden biri. Ekonomisinin büyüklüğünü sürdürülebilir üretimdense sürekliliği sağlanmış tüketime borçlu. Özetle bacasız sanayii. Sürekli bir tüketme ve tükettirme hâli var. Tüketme biçimlerinin de iklim krizini hızlandırdığını söylemek çok da haksız olmaz. Küresel Isınmayı artma nedeni olan karbon salımının gerçekleştirdiği en çok yerler de uçuşlar. Uçuşların gerçekleşmesi için yapılan işlemler, uçakların üretildiği fabrikalar, hava alanlarının üretiminde ve içinde verilen hizmetler de eklendiğinde havacılık endüstrisinin ürettiği sera gazı dünyanın tamamının %5’ine tekâbül ediyor. 30 yıl sonra bu rakamın 3 katına çıkması bekleniyor.

FIFA – FIBA – UEFA

Dünya üzerindeki uçuşların en azından dörtte biri spor amaçlı yapılıyor olabilir. Muhtemelen Olimpiyat Oyunları ve Dünya Kupası gibi büyük organizasyonlar sırasında daha da artıyordur. Yani spor dünyası dünyaya salınan sera gazının en büyük sorumlularından biri. Bu konuda sporun yönetimini üstlenen kurumlara baskılar yapılabilir, sorgulanabilir. Örneğin FIFA’nın uluslararası partneri QATAR Hava Yolları, FIBA Euroleague’in ise ana sponsoru Türk Hava Yolları. Bu iki havayolu şirketinin sitelerinde çevreye duyarlı oldukları yönünde aldıkları sertifikalara ve hangi uluslararası genelgeleri takip ettikleri yazıyor. Belki sene içinde en azından spor müsabakaları için kaç kere uçtuklarını ve bu uçuşlardaki sera gazı salımlarının oranlarını hesaplayabilir, bunun ilerleyen yıllarda ne kadar düşürülebileceğine dair çalışmalar da görmek isteyebiliriz. FIFA ve FIBA kendi sponsorlarına özellikle bu konuda çeşitli baskılar uygulayabilir. Ancak bunun gerçekçiliği de tartışmalı tabii ki. Örneğin dünyanın en büyük bir başka spor organizasyonu olan UEFA’nın, fosil yakıtlara karşı bir söylemde bulunmasını beklemek hayalcilik olur. Çünkü sponsorlarından biri Kuzey Kutbu’nda petrol çıkarma çalışmaları sırasından Greenpeace tarafından protesto edilen enerji şirketi Gazprom, diğeri de Nissan.

Bu konuda kulüpler düzeyinde bazı şeylerin beklentisine girmek çok daha mümkün........

© Gazete Duvar