We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İktidarın piyasa disiplini ile imtihanı

51 28 13
23.02.2021

Özel bir konjonktürden geçiyoruz. Bu özel konjonktürün en temel özelliği, iktidar blokunun kendisine karşı gelişebilecek olası ekonomik ya da siyasi itirazları mümkün olan en sert şekilde bastırmayı birinci öncelik olarak tespit etmesidir. Bu zaten hep böyleydi denilebilir ancak aralık sonrasındaki gelişmeleri gözden geçirdiğimizde bu özel konjonktürün farklı görünümleri ile karşı karşıya olduğumuz kolayca anlaşılabilir. Bu süreç tartışmasız bir şekilde 2018 sonrası mevcut iktidar blokunun giriştiği otoriter konsolidasyon çabasının önemli bir uğrağıdır. Bu yazıda daha somut olarak bu süreci ortaya çıkaran mekanizmaya dikkat çekmek istiyorum: Oy desteği azalırken ekonomiyi soğutmaya çalışan bir politika uygulamak zorunda kalmak, içinden geçmekte olduğumuz bu özel konjonktürü tanımlayan temel dinamiktir.

Piyasa disiplinini tesis etme zorunluluğu, AKP yönetimi ne kadar ertelemeye çalışsa da kendini dayatıyor. Türkiye ekonomisini yakından takip edenler, özellikle 2013 sonrası dönemdeki yapısal kriz konjonktüründe önemli sayıdaki işletmenin zombi firmalar haline geldiğinin farkındalar. Aslında batık olan ancak siyasi gerekçelerle yüzdürülmeye çalışılan bu firmalardan oluşan zombi ordusu, her ekonomik darboğazda daha da çoğalıyor.

Örneğin; 2017’deki referandum öncesinde zamanın Başbakanı Binali Yıldırım bir demecinde, Kredi Garanti Fonu sayesinde 30 bine yakın firmanın kurtarıldığını söylemişti. Bu firmalara 2018’deki döviz krizi ve kredi çöküşü sonrasında yenilerinin de eklendiğini biliyoruz. 2018’de ilan edilen yeni ekonomi programı, esasında bu firmaların tasfiyesi sözünü vermişti. Ancak 2019’daki yerel seçimlere kadar bu söz ertelendi. Nisan 2019’a geldiğimizde, yeni bir yapısal uyum programı açıklanacağı beklentisi hâkim olmuştu. Ancak 2019’da Fed’in ‘U-dönüşü’ sayesinde Türkiye’deki politika yapıcılar faizleri 12 puan düşürmeyi başarınca, piyasa disiplininin hayata geçirilmesi askıya alınabildi.

2020’ye başlarken ekonomi yönetiminin aklında, ekonomik büyümenin yeniden canlanması sayesinde batık firmalar ve bunların sürekli yeniden yapılandırılan borçlarının bankacılık sistemini zorlaması gibi sorunların geride kalacağı........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play