We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kara tren gecikir, belki hiç gelmez!

57 37 24
07.12.2020

Arabada, radyodaki saat başı haberlerinde duyduk. Yük treni devlet töreniyle Türkiye’den Çin’e 12 gün sürecek yolculuğuna başlıyordu. Arka koltukta oturanlar 9 yaşındaki bir oğlan ve 13 yaşındaki bir kız çocuğu olunca, bu haberin yarattığı heyecanı siz düşünün! İstanbul’dan yola çıkıp Çin’e varana kadar 2 kıta, 2 deniz ve 5 ülke kat edecek olan bu trenin eğer yük değil de yolcu taşısaydı ne maceralı olacağı üzerine konuşup durdular yol boyunca. Hemen ertesi günü ise, Ulaştırma Bakanı’nın katıldığı törenle yolcu edilen trenin daha İstanbul’dan çıkmadan, Maltepe İstasyonu’ndan geri döndüğü ve Halkalı Garı’na çekildiği bilgisi haberlere yansıdı... Çocuklara söylemedim, hayalleri kırılmasın diye. Daha önce tamamlanmamış stadyumun, bitmemiş okulların, hatta 45 yıllık fabrikanın açılışının yapıldığına şahit olmuştuk. İşte şimdi de allanıp pullanarak alkışlar arasında yolcu edilen tren, sessiz sedasız, üzerindeki pankartlar çıkarılıp gerisin geriye dönmüştü.

Tren, yalnızca edebiyatta değil, Türkiye’nin siyasi hayatında da oldum olası güçlü bir metafor. Demiryolları, Osmanlı’dan bu yana, önce iktisadi, idari ve siyasal modernizasyonun aracı olarak görüldü. Cumhuriyetin ilk yıllarında modernleşme projesinin bir halkasıydı. Trenin uğradığı Anadolu kent ve kasabalarında ticaretin yanı sıra, sosyal yaşam da bir dönüşüme uğradı. Çok parti döneminde demiryolu politikası terk edilip iktidarlar karayollarına yatırım yapmaya başladıklarında dahi, siyasetçiler Batı trenini yakalamaktan söz ediyorlardı. 2000’li yılların başına gelindiğinde, gündem artık AB treniydi. Meltem Ahıska, üniversitede hocalık yaparken “Türkiye’de Demokratikleşme” başlıklı bir yüksek lisans dersinde okuttuğum makalesinde (1) o dönem Avrupa yanlısı kampanyaların ana temalarından birisinin “medeniyet trenini yakalama” ihtimali karşısında gerekli yasama reformlarını gerçekleştirmenin aciliyeti üzerine kurulu olduğunu söylüyordu.........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play