We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Batıcılar, fetöcüler ve ‘seni mahkemeye verir miyiz evlat’çılar

75 27 35
25.01.2021

Eskiler şöyle bilirdi: Devlet kapısında bir işe girdiyseniz, diyelim bir kamu kurumunda memur olarak göreve başladıysanız, zengin olmaz, refah içinde bir hayat sürmezsiniz. İşin mahiyetine göre belki köhnemiş, iklime göre nem ya da toz kokan bir binada, gri, dar koridorların iki yanına dizilen onlarca odadan birinde, sallanmaması için tek ayağının altına bir parça kâğıt ya da kartonu katlayıp sıkıştırdığınız masanın arkasında, gelen evrakı tasnif edip, damgalayıp dosyalayarak beklersiniz emekliliğinizi. Belki de bir kamyonetin kasasına istiflediğiniz, her taşınmada gördüğü hasarla giderek daha eski, köhne, demode görünen üç beş eşyayla Anadolu’nun o kentinden bu kentine, şuradan buraya savrulmakla geçer yıllarınız. Ama ortalama bir memuriyet aynı zamanda, sürprizsiz bir hayat, minimum yaratıcılık, ne onduran ne öldüren düzenli bir gelir demektir.

Tabii darbeler, muhtıralar, OHAL’lerin neredeyse her döneme damgasını vurduğu, olmasa da bir ihtimal olarak hep konuşulduğu Türkiye gibi bir ülkede, bir memurun hayatının bir evresinde bunlardan birine rast gelmemiş olması pek düşünülemez. Türkiye’de memurluğun bir tarihi yazılacaksa, sürgünler, soruşturmalar, idare mahkemesinden dönen cezalar, 1402’likler anılmadan olmaz. Yine de sonuncusu, 15 Temmuz sonrası ilan edilen ve iki yıl süren OHAL döneminde KHK ihraçları ile yaşanan büyük tasfiye, memurluk deyince akla ilk gelebilecek şey olan düzenli gelir ve iş güvencesinin en azından etliye sütlüye karışmayan, herhangi bir hak mücadelesinin içinde bulunmayan, kendisine emredilen ne ise onu yapmaya devam eden memur için dahi artık geçerli olmadığını gösterdi.

Öyle ya, bir OHAL KHK’sının ekinde isminizin geçmesi için iddia edildiği gibi bir terör örgütünün üyesi, destekçisi, darbe girişiminin planlayıcısı olmanıza gerek yoktu. Üzerinize kolayca atılabilecek ve kanıtlanmasına gerek olmayan herhangi bir suçla; memurluk sınavına girdiğiniz yıl, aldığınız puan sebebiyle ya da bir bankadan aldığınız kredi, çocuğunuzu gönderdiğiniz bir dershane nedeniyle; attığınız bir imza için veya olmayan bir tanığın olmayan ifadeleriyle, daha sonra beraat edeceğiniz bir davadan dolayı işinizden edilebilir, ağaç kökü yemeye mahkûm edilebilirdiniz. İhraçların ardından bir iç hukuk yolu olarak kurulduğu iddia edilen OHAL komisyonunun üç yıllık görev süresinin sonunda kendisine yapılan başvuruların yüzde 89’unu değerlendirdiğini ve bu başvurularda ihraç kararına karşı itirazların yaklaşık yüzde 10’u kadarını kabul ettiğini biliyoruz. Başka bir deyişle komisyon neredeyse 100 bin kişi hakkında verilen ihraç kararını haklı bulmuş durumda. Bunların arasında yargılandıkları davalardan beraat edenler de var. Bir yandan da, Anayasa Mahkemesi’nin ifade özgürlüğü kararına rağmen Barış Akademisyenleri’nin başvuruları henüz komisyon tarafından incelemeye alınan dosyalar arasında değil. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca’nın açıklamasına göre, ocak ayında görev süresi bir........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play