We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Şiddeti meşrulaştıran yorumlar ve haber dili

29 27 100
10.08.2021

Ülkenin yangını hiç bitmiyor. Bir yandan ormanlar yanarken, diğer yandan caniler kadınları kaçırmaya, tecavüz etmeye, öldürmeye devam ediyor. Artık “kayıp kadınlar” başlığı altında yeni bir mücadele alanımız var mesela. Her gün bir kadın veya çocuk kaçırılıyor, hepimizin aklına aynı şeyler geliyor, göğsümüze bir büyük acı oturuyor. Bazen düşünüyorum, bir ülke Anayasasında iddia edilenin aksi şekilde, üst üste ne kadar acı kaldırabilir?

Kadın hakları konusunda hassasiyetimizin en üst noktalarını yaşıyoruz. Bir haber daha kaldıracak halimiz kalmadı derken ve haberler gelmeye devam ederken, diğer taraftan birbirimizi uyarmaya, zihniyet değişikliğine ilişkin bir şeyler söylemeye, bildiklerimizi anlatmaya çalışıyoruz. Lakin bu esnada, zaten birçok sebepten yeterince gerilmiş olan bir halk olarak, sosyal medyanın zor iletişim şartları çerçevesinde sert tartışmalara da dahil olabiliyoruz.

Örneğin, Esra Hankulu’nun şüpheli ölümüne ilişkin olarak “Ölümü üzücü ama o da Ümitcan Uygun gibi biriyle birlikte olmasaymış” yorumları ciddi şekilde tepki çekti. Bu yoruma, tepki verenlerden biri de bendim. Bu yorumun kadın cinayetlerini meşrulaştırdığını, eğer amacımız çözümse, mağdura değil, suça ve suçluya yönelmemiz gerektiğini ifade ettim. Fakat gönderinin altında, ısrarla, “elinize köz aldığınızda eliniz yanar, Ümitcan'la takılırsanız ölürsünüz” gibi basit mantıkla savunmaya geçen onlarca yorum vardı. Elbette azınlıkta lakin bu düşünceyi ifade edemeyen binlerce insan olduğunu da düşünürsek, gerçek eşitliğe giden yolda daha çok yolumuzun olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Ayrıca samimiyetle “Kadınları kötü insanlarla arkadaşlık etmemeleri gerektiği hususunda uyaramayacak mıyız bile?” diye soranlar olmuş; o sorulara cevaben buraya genel bir not düşmüş olayım: Elbette, her insan her insanı ya da toplumu sakıncalı durumlar karşısında uyarabilir, uyarmalıdır. Fakat, bir kadın cinayeti söz konusu olduğunda ve uyarınızı mağdur üzerinden yapmaya kalkıştığınızda, ışıkları mağdura yöneltmiş olursunuz. Oysa, konuşulması gereken suçlu ve eylemi ile çözüme yönelik önerilerdir. Uyarınızı, örneğin “Şiddete meyilli biriyle arkadaşlık etmemelisiniz” gibi bir uyarıyı, ayrıca bağımsız olarak yapabilirsiniz. O zaman hedefe de varır hem. Ama bir kadın cinayeti haberi üzerine yaptığınızda bambaşka bir etki, “O da niye gece dışardaymış, alkollüymüş, adamın evine gitmiş, dekolte giymiş?” gibi klişe meşrulaştırıcı tepkilerden hiçbir farkı yoktur. Üzgünüm ama kendinizi bu cümleleri kuranlarla aynı noktaya çekmiş olursunuz. Kadına yönelik şiddet söz konusu olduğunda spotları mağdurun üzerine tutamayız, bunu lütfen unutmayalım.

Esra Hankulu’nun şüpheli ölümü maalesef birçok haber kaynağı tarafından çok kötü şekilde haberleştirildi. Örneğin, "Ümitcan Uygun’un Sevgilisi Esra Hankulu ölü bulundu” gibi haberler yapıldı. 'E ne var burada?' diyenlere; kadına yönelik şiddet haberlerinde mağdurla şüpheli arasındaki........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play