We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Gene karmakarışık

31 27 15
19.03.2021

Büyük bir plan varmış meğer: Türkiye siyasetini yeniden dizayn etme planı.

Bu amacı güden tek bir taraf da yok: Siyaseti, normal işleyişine bırakmak yerine, dışarıdan müdahalelerle durumu kendi tasavvuruna göre yeniden şekillendirmek isteyen farklı farklı iktidar odakları var Türkiye’de.

Geçmişte, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden taraflar bu niyetteydi: Bakınız darbeler ve darbe girişimleri tarihimiz... Eskiden de sivil siyasette ortakları vardı hep elbette; bugün değişen tek şey, sivil siyasetteki ortakların çok daha fazla güçlenmesi. Ama yapısal durum aynı: Aktörler arasında kartlar yeniden dağıtıldı ve sivil ortakların eli güçlendi, güçleniyor o kadar... Belli aralıklarla siyasetin akışının değiştirilmesi için müdahale edilmesi pratiği ise aynen sürüyor.

Diğer bir deyişle:

Siyasete demokrasi dışı müdahale ile kırılma yaşatılmasının, artık Türkiye politika tarihinin “yol akışının doğal bir parçası”; siyaset biliminde, “path dependence”ın (izlek/patika bağımlılığının) bir parçası haline geldiği açık. 2016 Darbe Girişimi de, aynı izlek bağımlılığının bir parçasıydı. Şimdi de, siyaset akışına bırakılmıyor, benzer bir politikanın temsiliyet gücüne-popüler deyişiyle, “halkın iradesine” müdahale yapılıyor. Müdahaleyi gerçekleştiren taraflar ve destekleyenler, Türkiye tarihi boyunca hep değişmiş olabilir: Aktörleri (ve aktrisleri) çıkarın, hep aynı denklemin ve senaryonun farklı variyasyonlarının oynandığını göreceksiniz.

Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesi ile başlayan “yeniden dizayn” süreci oldukça hızlı bir giriş yaptı: Hemen ardından HDP’nin kapatılmasına yönelik dava şimşek hızıyla sahaya sürüldü. Sırada, MHP’ye yeniden lider seçilen Devlet Bahçeli’nin de Kongre’de çağrısını yaptığı üzere, bir dizi yasal düzenleme var: Milletvekili dokunulmazlıklarından seçim yasasına, siyasetin tüm belirleyici yasal kurallarının değiştirilmesi söz konusu. Yeni Anayasa da, yasal dönüşüm sürecini “taçlandıran” zirve noktası olabilir.

Şimdilik, “siyaseti yeniden dizayn” döneminin açıkça önümüze serilen kısmına bakalım. HDP iddianamesinde yok yok: hakikaten de, HDP’nin Ankara’da temsiliyet görevini üstlenmiş gelmiş siyasetçilerinin tümünü politikanın dışına atmayı amaçlayan bir dava söz konusu.

HDP’nin kapatılmasının somut bir gerçeklik kazandığını bana asıl düşündüren ise, öncelikli biçimde “para konuşması” oldu. HDP’nin tüm maddi varlığının sıfırlanması öngörülüyor: Hazine yardımının geri alınmasından, kurumsal olarak partinin üzerine ne varsa el konulmasına, maddi bu kadar teferruatın vurgulanması, hedefin kapatma olduğuna işaret ediyor.

Her zaman söylediğim gibi, Türkiye’de asıl politika, paranın olduğu yerlerde dönüyor: İrili ufaklı ihale masaları, tapu daireleri gibi yerlerde. Bizim “siyasi gündem” diye konuştuğumuz birçok konu ise, “para odaklı” olmadığından, aslında Ankara’da veya Türkiye’nin........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play