We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Fırtına

34 25 11
22.03.2021

Böyle yaşamaya alışmıştık aslında: demokratik alan daraldıkça daralıyor, ekonomik refah seviyesi kötüleştikçe kötüleşiyor. Hep bir tık aşağı yavaşça kaymanın sarsıcı olmayan, alıştıra alıştıra kayba uğratmasına alışmıştık. Bir şekilde, “yuvarlanıp gidiyorduk” işte...

Şimdi, son birkaç günde olanlar Türkiye gerçeklerini bize şok terapi ile hatırlattı. “Üç 24 saat” içinde, Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun vekilliğinin düşürülmesi ve kendisi ile tanıkların ifadesiyle abdest alırken, pijama-terlik halinde TBMM’den yaka paça derdest edilip götürülmesi; HDP’ye sert bir iddianame ile kapatma davası açılması, bol türbülanslı bir “fırtına” dönemine girdiğimizi düşündürdü.

Son 7-8 ayda, AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesinden, Karadeniz’de gaz rezervleri bulunmasına, uzay programı açıklanmasından, ekonomi yönetiminin değiştirilmesine, dış politikada tansiyonun yükselmesi ve hatta Yunanistan ile savaşın eşiğine gelinmesine “tüm düğmelere bastılar”.

AK Parti’nin desteği )-31 civarı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görev onayı da B-45 civarında takılı kaldı. En popüler politikacılar sıralamasında da, Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu ilk iki sırayı kalıcı biçimde paylaşır oldular. Bir yandan AK Parti ve Erdoğan, çekirdek oy ve desteklerini korudular. Öte yandan da, eski günlerin yüksek marjlı fark atmalarının mümkün olamadığı ve bir düşüş döneminin başladığı son derece açık biçimde gözler önüne serildi.

Son olarak şubatta Garê operasyonu, “normal şartlar” altında, hükümete desteği yükseltebilecek bir çıkıştı. Hiçbir ama hiçbir etkisi olmadı.

Son dönemde AK Parti’ye kazandıran yegane çıkışlar, kasımda ekonomi yönetiminin değişmesi ve kongreler süreci oldu. Partiden uzaklaşmaya başlayan, kararsızlara kayan veya DEVA-Gelecek-İYİ Parti gibi farklı kulvarlara meyledenler üzerinde, bu iki çıkış etkili idi. “Düğünümüz var” heyecanı verilerek gerçekleştirilen kongreler, tıpkı diğer partilerdekiler gibi yeni görevlendirmelerin getirdiği hevesle tabanı dinamikleştirdi, gevşeyen bağları bir nebze güçlendirdi, bıkkınlık havasını dağıttı. Ekonomi yönetiminin değişmesi ve dolar/döviz kurlarının sabitleşmesi de, yine partinin kendi tabanına AK Parti ile iyi kötü idare edilebileceğini düşündüren belirleyici bir gelişmeydi.

Ancak, AK Parti kendi tabanına kilitlenmiş ve çekirdek oy sınırını........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play