We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Avrupa Birliği ile köşe kapmaca

53 31 13
08.04.2021

Avrupa Birliği ile Türkiye’nin “yakınlaşmadığını” artık kimse iddia edemez. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Ankara ziyaretinde, Cumhurbaşkanlığı’nda kabulü esnasında “ayakta bırakılması”, tam da anlayışta yakınlaşmanın nişanesi gibiydi. AB’nin en üst düzey iki isminden biri Ursula von der Leyen’in ayakta kalıp sonunda kanepede kendine yer bulmak durumunda kaldığı tablodan; iki erkek, AB Konseyi Başkanı Charles Michel ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın rahatça koltuklara yerleşmesinden bahsediyorum. Bu kare, sadece üç eşite uygun bir oturum ayarlanmaması hatasından ibaret değildi; Michel’in de var olan iki koltuktan birini “kapıverip” bu duruma aracı olması da dikkat çekiciydi.

Ursula von der Leyen kariyerinde, Avrupa standartları çerçevesinde, hem Almanya Savunma Bakanlığı yapıp hem de AB’nin zirvesine çıkmış olabilir; ama AB sınırları dışına çıkınca “koltuksuz” kalıverme gerçeği ile yüzleşmek zorunda kalıyor. Tabii, von der Leyen’in, Türkiye gibi ülkelerde pek mümkün olmayacak şekilde, tüm kariyer başarısıyla beraber bir de 7 çocuk sahibi olduğunu da hatırlara getirelim.

Hakikaten de AB ve Türkiye ilişkilerinde haklar ve ilkeler o kadar geri plana atılmış ve karşılıklı ilişkilerde zihnen o kadar yakınlaşılmış ki, arada von der Leyen’i bile ezen bir “kabalık” söz konusu olabiliyor. Bu tablo, iki tarafın da ortak “eseri” tabii: AB’nin de Türkiye’yi “at pazarlığı” yapılacak ve kendi uydurdukları jargon uyarınca “havuç ve sopalarla” terbiye edilecek bir dış mihrak olarak görmenin hata olduğunu anlaması lazım. Karşılıklı irtifa kaybı, gelip dönüp tarafların birbirine karşı seviye kaybına yol açıyor ve sadece beraber “düşülüyor”. Bu tablonun, AB’nin siyasî........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play