We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Taşları bağladılar ibişleri saldılar

63 29 45
17.09.2020
Sıradan insanın elinde iki sağlam taş var modern dünyada. Hukuk ve medya. Haksız saldırıyla iş yürüten herkes, hem hukukun hem medyanın kafasını bir şekilde yarabileceğinin de hesabını yapar. Şimdi kimse yapmıyor. Çünkü işte bir kez daha söyleyeyim, taşları bağladılar ibişleri saldılar… Hukuku takan yok. Medya elimizden tümüyle gitti. Biz bize kendi gettolarımızda yazıp çiziyoruz.

Güzel ve sevindirici bir haberi hatırlatarak başlayayım. Her sene 15 Eylül’de Hrant Dink’in doğum gününde verilen uluslararası ödül bu yıl Osman Kavala’nın oldu. Osman Kavala üç yıldır tutuklu. AİHM, Kavala’nın makul şüphe olmadan siyasi sebeplerle tutuklanması ve Anayasa Mahkemesi’nin başvuruyu makul bir sürede incelememesi nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ihlal edildiğine hükmetmişti biliyorsunuz. Bu karar çoktan kesinleşmiş olmasına rağmen hiçbir sonuç yaratmadı. Kavala hâlâ tutuklu. Tahliye kararı uygulanmıyor. Osman Kavala’nın ödülünü özgürlüğünün yakın olması dileğiyle kutlamaktan başka elimizden gelen bir şey yok maalesef…

Hukukun, AYM ya da AİHM kararlarının şu fani dünyada hiçbir sonuca etki etmediği başka durumlar da var. AYM mesela Sendika.org için de tam altı ay evvel bir karar vermişti. Kararda Sendika.org’a getirilen erişim engelinin hak ihlali olduğuna hükmedilmişti. Gelgelelim bu kararı uygulamaya da sulh ceza hakimliği lüzum görmüyor. Anayasa Mahkemesi kararları hiçe sayılıyor. Öyle ya, her karar uygulanacak diye bir şey yok.

Herhangi bir kıymetiharbiye atfedilmeyen kararlardan biri de barış imzacısı akademisyenlerle ilgili. Eylül ayı olduğuna göre bunu da hatırlatmak farz oldu. Geçen yıl 9 Eylül’de, 28. Ağır Ceza mahkemesi aralarında benim de olduğum birçok barış akademisyeni hakkındaki davayı sonuçlandırmıştı ve beraat etmiştik. Daha sonra da farklı mahkemelerden arka arkaya beraat kararları gelmişti. Çünkü öncesinde zaten AYM barış için attığımız imzaların ifade özgürlüğü kapsamında olduğuna hükmeden upuzun ve gerçekten iyi bir gerekçeli karar yayınlamıştı.

Normalde bu beraatların bir sonuç doğurması beklenirdi değil mi? Fakat işte AYM as a very big cat, çırpındığıyla kalıyor ve bunca çabadan sonra bir fındık faresi bile yakalanamıyor… Terör suçu işledikleri gerekçe gösterilerek KHK ile işlerinden atılmış yüzlerce akademisyen hakkında -bazı vakaların süründürülmesi hariç- patır patır beraat kararları veriliyor. Sadece ve sadece ifade özgürlüklerini kullandıkları ve suç işlemedikleri kabul ediliyor. Haklarında başka bir dava, ya da başka bir soruşturma yok. Buraya kadar her şey çok iyi çok güzel. Fakat sonuç sıfır… Kampüslere dönülemiyor.

Az evvel fındık faresi deyince aklıma geldi. Geçen gün rüyamda Cebeci kampüsündeki odamdayım. Pencere kenarındaki sardunyanın kurumuş yapraklarını ayıklıyorum. Birden dışarıdan bir kaval sesi geliyor ve aynı anda kitapların,........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play