We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Peki, belki 'teröristim' ama sen yine de...

76 23 44
04.03.2021

“...karşı karşıya kaldığım baskıdan artık gına geldi: adeta terörün bir tür yankı odası içinde gibiyim ve artık ‘peki, belki bir teröristim ama siz yine de beni gözden çıkarmayın’ demekten başka bir şey gelmiyor elimden. (...) Dolayısıyla son derece tuhaf bir durum söz konusu burada – üstelik kafana göre her şeyi söyleyebildiğin için daha da çelişkili hale geliyor! Gerçekten söyleyebildiğim her şeyi söyledim ben de; hep susturulduğumu söylemem dürüstçe olmaz. (...) Ne var ki, ... gibi ... son derece önemli bir isim marjinalize edildi; tekrar geri gelebilir ama artık kıyıda köşede bırakıldı ve işte bu çok sık oluyor. Dolayısıyla artık daha farklı bir durumdayız, belki bahisler çok daha fazla yükseldiği için.”

Bahislerin ne kadar yükseldiğini biliyoruz. Son olarak Devlet Bahçeli “Türkiye bir hukuk devletiyse HDP’nin kapatılması acildir, şarttır. Başka bir isimle tekrardan faaliyette bulunmasına izin verilmemelidir” dedi. Basitçe ifade edersek açık seçik bir biçimde, politik görüşleri, memleket meselelerine ilişkin düşünceleri, talep ve beklentileri belirli bir siyasi partide temsil imkanı bulan milyonlarca yurttaşın siyasal temsil alanından tümüyle dışlanmasını istiyor. Öyle ya, HDP’yi kapatmakla kalmayarak başka bir ad ile siyaset alanında bir daha hayat şansı bulmaması için ne gerekirse yapılmasını buyuran bu görüş, esas olarak bu partiye oy veren yurttaşları “kapatmayı” umuyor olmalı. Bu sözlerin hedefinde, uğradığı onca zulme ve iradesinin hiçe sayılmasına rağmen sessizce sabreden ve seçim zamanı da oyunu hep aynı yere atan metanet sahibi yurttaşların olduğu çok açık. Onlar şimdilik gidip gidip iki adet mor elin üzerinde yükselen, yeşil yıldız yapraklı ağacın duldasına atıyorlar oylarını... Ağacı kökünden sökseler ve mor elleri kelepçeleseler, ne yapsalar boş... O halde HDP kapatılırken bu kez öyle bir kapatılmalı ki altı milyon seçmen de “kapatılmış” olsun.

Yazının başında yer verdiğim alıntıya dönelim, “peki, belki bir teröristim ama siz yine de beni gözden çıkarmayın” diyen bu kişi kim? O cümleleri yazdığı sırada henüz çok da marjinalleştirilmemiş olduğunu söylediğine göre, HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar mı? “Gerçekten söyleyebildiğim her şeyi söyledim ben de; hep susturulduğumu söylemem dürüstçe olmaz” dediğine göre, Selahattin Demirtaş mı? Kim? Ayrıca artık iyice marjinal olduğunu ve bir köşeye itildiğini söylediği o diğer kişinin kim olduğunu tahmin edebiliyor muyuz? Öncelikle şunun altını çizeyim, Türkiye’den birçok başka ismin akla gelmesi bir yana, bu cümleleri söyleyen kişi bir başka ülkenin yurttaşı ve “yabancı” biri bile olabilir. Bundan da öte bu cümlelerin epeyce eski bir tarihe ait olması da mümkün. O halde bu demektir ki legal siyaset alanında veya yazı çizi alanında yer alıp da “terörist” olmakla itham edilen........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play